Michel Houellebecq’in Harita ve Topraklar adlı romanında uyumsuzluk felsefesinin izleri


Arş. Gör. Dr. SABAHATTİN BUĞRA AKDOĞAN

Tez Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Fransız Dili ve Edebiyatı, Türkiye

Tez Danışmanı: Ayten Er

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Sahip olma ve tüketme istenciyle yanıp tutuşan aşırı erkinci çağdaş batı toplumunun çöküşünü ve yaşlanarak ölüme yaklaştıkça dünyası altüst olan bireyin kaçınılmaz acılarını sakıncasız ve gerçekçi bir biçemle yapıtlarında işleyen çağdaş Fransız yazınının gözde yazarlarından Michel Houellebecq, alabildiğine düşünsel sanatçı romanı Harita ve Topraklar’la harita ve toprak metaforundan yola çıkarak doğanın el değmemiş topraklarının insani haritalarla dizgeleştirilme serüvenini konu alır ve insanla dünyanın birbirine olan karşıtlığını ortaya koyar. Romanda, yaşamının her bir anında edindiği deneyim kırıntılarını sanatında bir araya getiren başkişi sanatçı Jed Martin, insanın bu yaşamda nereden nereye doğru gittiğini eytişimsel bir biçimde dışa vurmaya çalışır. Birbirinden farklılaşmaya çaba gösteren insanların, aslında, ne kadar da birbirine benzediğinin ve aynı ortak yazgıya boyun eğdiğinin görsel betimlemelerini yapar: Bir yandan, arzu ettiği düşlere kavuşamama acısı ve kavuştuğu düşlerin getirdiği doygunluğun sıkıntısı arasında yolunu kaybetmiş, ama yine de var gücüyle istemeyi ve çalışmayı yineleyen, kendilerine yeni erekler belirleyen ve bu uğurda karşısına çıkanları çiğnemekten geri kalmayan bencil insanlar söz konusu iken, diğer yandan zaman aleyhine işledikçe yaşlılık ve ölümün uğrattığı altüstlüklerle elindeki her şeyi yitirmeyi göze almak zorunda kalan insanlar söz konusudur. Jed’in sanat yapıtları bütünlüğü, dünyada toplumsal ve doğaötesi savaşım veren insanın bir göstergesidir. Houellebecq, bu çağdaş romanında felsefe tarihini oldukça ilgilendiren bir insanlık durumu sorunsalı uyumsuzluğu konu edinir. Jed’in batı toplumunun mesleki evrimsel haritasını süredizinsel olarak çıkarmaya çabalaması ve sürecin sonunu insanın ürettikleriyle birlikte yok olmasına bağlaması, insanın yaratıcı yıkım karşısındaki çaresizliğini imler. Uslu insanın kültürel etkinliği ile us dışı dünyanın duyarsız durağanlığının karşıtlığı ve insan ülküsünün doğaötesi gerçeklikle çelişmesi uslu insanın biricik sorunsalı olan uyumsuzluğu akla getirir. Jed’in dünyayı olduğu gibi, dekorlara sığınmadan, tüm gerçekliğiyle anlatma çabası, yapıt bütünlüğünde insanın uyumsuz yazgısını yansıtması ve bu uyumsuzluğu hem sanata kapandığı yaşantısında hem de yapıtlarında, us ışığında bilinçle, nicelik ahlakıyla birçok kez diretmesi Albert Camus’nün uyumsuz yaratıcı örnekçesini çağrıştırır. Romanın Camus’nün uyumsuzluk felsefesinden izler taşıması oldukça önem arz etmektedir, çünkü insan bu düşünsellikle anlamsız olana anlam yükleme, uyumsuz olana da uyum sağlama olanağını elde edebilecek ve sayesinde yaşamla avunabilecektir. Çalışmada, Houellebecq’in Harita ve Topraklar romanının Camus’nün Sisifos Söyleni’nde açımladığı uyumsuzluk felsefesinden izler taşıdığı tezi savunulacaktır. Felsefeye dayalı inceleme yöntemi ışığında ayrıntılı olarak çözümlenecek ve kanıtlanacaktır.


Anahtar Kelimeler   

:

harita, toprak, doğaötesi, insanlık durumu, uyumsuzluk