Investigation of the Effects of Blended E-Learning Environment’s Information System Quality on Students' Psychosocial Perceptions


Özkök G. A. , Tütüncü H.

Akdeniz Eğitim Araştırmaları Dergisi, vol.14, no.33, pp.1-24, 2020 (International Refereed University Journal)

  • Publication Type: Article / Article
  • Volume: 14 Issue: 33
  • Publication Date: 2020
  • Doi Number: 10.29329/mjer.2020.272.1
  • Title of Journal : Akdeniz Eğitim Araştırmaları Dergisi
  • Page Numbers: pp.1-24

Abstract

The aim of this study is to investigate the effect of “Quality of Information”, “System Quality” and

“Quality of Service” on students' psychosocial perceptions in the blended e-learning environment. For this

purpose, the Turkish version of the Distance Education Learning Environments Scale developed by Walker

(2003) to test the effect of blended e-learning environment on students' psychosocial perceptions adapted as

DELES-TR (Özkök et al., 2009) and Information Systems Success Model (DeLone & McLean, 2003; Chang,

2013) adapted by Dağhan and Akkoyunlu (2016a) were used. The study group of the research consisted of 536

students who have undergraduate and graduate education in a semi-private state university with international

status. The data of the study were collected in the Fall Semester of 2017-2018 Academic Year. The hypothetical

model established was tested with the structural equation model. The findings of the research confirm the

hypothetical model established based on Moos's (1976) social environment perspective. As a result of the

research, it was seen that Service Quality, Information Quality and System Quality can directly explain the

variables of Teacher Support, Student Interaction and Collaboration, Information Quality, Original Learning,

Active Learning and Student Autonomy and the resulting model provides a valid, reliable and good fit.

According to the research model; 51% of the teacher support variable and 20% of the student interaction and

cooperation variable could be explained by the Quality of Service variable, 79% of the personal interest variable,

72% of the authentic learning variable and 42% of the active learning variable could be explained by the quality

of knowledge variable, 47% of the student autonomy variable is explained by the system quality variable. In line

with the results of this study, suggestions for future research are presented.

Bu çalışmanın amacı, harmanlanmış e-öğrenme ortamlarında, bilgi sistem kalitesinin öğrencilerin ortama

yönelik psikososyal algılarına etkisini incelemektir. Bu amaçla, harmanlanmış e-öğrenme ortamının, öğrencilerin

psikososyal algılarına etkisini test etmek için Walker (2003) tarafından geliştirilen uzaktan eğitim öğrenme

ortamları ölçeğinin Türkçe versiyonu DELES-TR (Özkök vd, 2009) ve Dağhan ve Akkoyunlu (2016a)

tarafından Türkçe’ye uyarlanan bilgi sistemleri başarı modeli (DeLone ve McLean, 2003; Chang, 2013) ölçekleri

kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, uluslarararası statüye sahip yarı özel bir devlet üniversitesinde

lisans ve yüksek lisans öğrenimi gören 536 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri 2017-2018 öğretim

yılı güz döneminde toplanmıştır. Kurulan hipotetik model yapısal eşitlik modeli ile sınanmıştır. Araştırma

bulgularıyla, Moos’un (1976) sosyal ortam kuramı temel alınarak kurulan hipotetik model doğrulanmıştır.

Araştırma sonucunda, hizmet kalitesi, bilgi kalitesi ve sistem kalitesinin öğretmen desteği, öğrenci etkileşimi ve

işbirliği, bilgi kalitesi, özgün öğrenme, aktif öğrenme ve öğrenci özerkliği değişkenlerini doğrudan

açıklayabildiği ve ortaya çıkan modelin geçerli, güvenilir ve iyi bir uyum sağladığı görülmüştür. Araştırma

modeline göre; öğretmen desteği değişkeninin %51’inin ve öğrenci etkileşimi ve işbirliği değişkeninin

%20’sinin hizmet kalitesi değişkenince açıklanabildiği, kişisel ilgi değişkeninin %79’unun, otantik öğrenme

değişkeninin %72’sinin ve aktif öğrenme değişkeninin %42’sinin bilgi kalitesi değişkenince açıklanabildiği,

öğrenci özerkliği değişkeninin ise %47’sinin sistem kalitesi değişkenince pozitif ve anlamlı açıklanabildiği

görülmüştür. Çalışmanın sonuçları doğrultusunda, ileride yapılacak araştırmalar için öneriler sunulmuştur.