Psöriazis'li hastalarda vasküler endotelyal büyüme faktör polimorfizminin araştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi (Türkçe), Temel Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2014
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: TUBA BOZDUMAN
Danışman: İncilay Lay
Özet:BOZDUMAN T. , Psöriazis'li hastalarda vasküler endotelyal büyüme faktör polimorfizminin araştırılması. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi, Tıbbi Biyokimya Anabilim Dalı uzmanlık tezi. Ankara, 2014. Psöriazis kronik, hiperproliferatif bir deri hastalığıdır. Lezyonlu deride inflamatuvar hücreler artmakta ve mikrovasküler değişiklikler meydana gelmektedir. Çalışmalarda psöriazisli hastalarda vasküler endotelyal büyüme faktörü (VEGF) düzeyleri yüksekliği gösterilmiştir. VEGF geninin polimorfik olduğu bilinmektedir ve psöriazisle VEGF polimorfizmi ilişkisini gösteren sınırlı sayıda çalışma vardır. Bu çalışmada Türk populasyonunda psöriazise duyarlılığın, VEGF (+405C/G), VEGF (-460T/C), VEGF (-1540C/A), VEGF (-1451C/T) ve VEGF (-1512Ins18) gen polimorfizmleri ile ilişkisinin açığa çıkarılması ve bu genetik varyasyonların VEGF, VEGFR-1 ( fms like tirozin kinaz-1; flt-1) ve VEGFR-2 (kinaz domain region KDR; flk-1), protein düzeyine etkilerinin analiz edilmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla yaş ve cinsiyet uyumlu 100 psöriazisli hasta ve 100 sağlıklı kontrol grubundan tam kan ve serum örnekleri toplandı. Tam kan örneklerinden DNA izolasyonu sonrası, belirlenen bölgeler polimeraz zincir reaksiyonu (PCR) ile çoğaltıldı. PCR ürünleri VEGF polimorfizmlerine özgü restriksiyon endonükleaz enzimleri kullanılarak kesildi. Kesim ürünleri agaroz jel elektroforezinde yürütüldü ve bireyler bant sayılarına göre normal, homozigot, heterozigot olarak tanımlandı. Psöriazis risk değerlendirmeleri SPSS v21.0 ve haplotip analizleri Haplotype Analysis v1.04 programları kullanılarak yapıldı. ELİSA yöntemiyle serum VEGF, VEGFR1, VEGFR2 düzeyleri analiz edildi ve bunların haplotipler ile ilişkisi istatistiksel olarak değerlendirildi. VEGF (+405 C/G) gen bölgesinde homozigotluk (GG) ve heterozigotluğun (GC) psöriazis riskini sırasıyla yaklaşık 9 ve 7 kat artırdığı saptandı (Tahmini riskler, ORs=9.40 ve 7.02; p<0.001). Hastalarda G allel ve kontrollerde C allel sıklığının yüksek olduğu görüldü ( p<0,001). Aile hikayesi olan hastalarda homozigot genotipi yüksek bulundu (p<0.05). VEGF (-460 T/C) heterozigotluğun (TC), psöriazis riskini azalttığı gözlendi (OR=0,48; p=0,05). VEGF (-1540 C/A) heterozigotluğun (CA), psöriazis riskini yaklaşık 2.5 kat artırdığı tespit edildi (OR=2.5; p<0.001). Hastalarda A allel ve kontrollerde C allel sıklığı yüksek izlendi (p<0,002). VEGF (-1512Ins18) polimorfizminin psöriazis riskini 4 kat artırdığı görüldü (OR=4.01; p<0.001). Hastalarda en sık VEGF (+405 GG) + (-1512Ins18) haplotipi gözlendi. (p<0.001). Kontrollerde tüm VEGF polimorfizmlerinin normal genotipte olduğu VEGF (+405 CC) + (-460 TT) + (-1540 CC) + (-1512 N/N) haplotipi, hastalara göre yüksek bulundu (p<0.001). Hastalarda diğer sık gözlenen haplotipler VEGF (+405 CG) + (-1512Ins18); VEGF (+405 GG) + (-1540 CA) ve VEGF (+405 CG) + (-1540 C/A) olarak tespit edildi (p=0.002). VEGF (+405 CG) + (-1540 CA) + (-1512Ins18) haplotipi de hastalarda yüksek bulundu (p=0.013). Hardy-Weinberg dengesinin VEGF (+405 C/G) polimorfizminde hasta (p=0,002) ve kontrol gruplarında (p<0,001); VEGF (-1512 Ins18) için hasta grubunda (p<0,001) anlamlı ölçüde bozulduğu gözlendi. Çalışmamızda hastalık tipi (TipI-Tip II), hastalık derecesi (PASI) ve tedaviye yanıt ile haplotipler arasında anlamlı bir ilişki saptanmadı. Sonuç olarak, çalışmamız VEGF gen polimorfizmlerinin Türk populasyonunda psöriasiz için risk faktörleri olarak değerlendirilebileceğini gösterdi. Genetik riskin net olarak gösterilebilmesi için daha geniş katılımlı çalışmalar gerekmektedir.