Alman çocuk koruma sisteminde Türkiyeli ailelerin kültür ve göç bağlamında koruyucu aile olma deneyimi


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sosyal Hizmet A.B.D., Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BEYHAN DOĞAN

Danışman: Yasemin Özkan

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu araştırmada, 1960'lı yıllarda iş gücü kapsamında Almanya'ya göç eden işçilerden koruyucu aile olan Türkiyeli ailelerin deneyimleri ele alınmaktadır. Çalışmada elde edilen veriler üç başlık altında toplanmıştır. Koruyucu aile, Kurum, Koruma altına alınan çocuk ve çocuğun biyolojik ailesi. Çalışma, Alman çocuk koruma sisteminin ve koruyucu aile olgusunun tarihçesini ve yasal dayanaklarını Türkçe literatüre kazandırmayı hedeflemektedir. Berlin ve Kuzey Renvestfalya eyaletlerinde 16 koruyucu aile ve koruyucu aile alanında hizmet veren iki sivil yüklenici araştırma kapsamına alınmış olup derinlemesine görüşme yöntemi ile nitel veriler elde edilmiştir. Araştırma verileri, koruyucu ailelerin göçmen olarak yaşadıkları bir ülkede, meşakkatli bir deneyim olan koruyucu aile olmayı tercih etmelerinde en büyük etkenin insanlara yardımcı olma isteği olduğunu ortaya koymaktadır. Dini ve milli kimliğe sahip çıkma arzusu, ailelerin bu sisteme dahil olmalarında ikinci temel motivasyon olmuştur. Araştırma, çok kültürlü uygulamaların bu modeldeki önemini ortaya çıkarmıştır. Göç, kültür, kimlik, aidiyet gibi sosyal hizmetin daha çok makro yönüne vurgu yapan önemli unsurların dikkate alınmasının güvenli bağlanma, sağlıklı kişilik gelişimi, aidiyet duygusunun oluşumu gibi mezzo ve mikro düzeyde olumlu değişimler yarattığını göstermiştir. Araştırmanın önemi göçmen kökenli ailelerin Gençlik Daireleri ile ilgili "korku ve güvensizlik" algılarının temel nedenini ortaya çıkarmaya dayanmaktadır. Ailelerin deneyimlerine göre Türkiyeli ailelerin Gençlik Daireleri ile ilgili olumsuz ön yargıları bu kurum hakkındaki duyumlardan kaynaklanmaktadır. Ayrıca Türkiyeli koruyucu ailelerin çoğunun Gençlik Daireleri ile ilgili görüşlerinin daha çok olumlu olduğu gözlemlenmiştir. Görüşmecilerden elde edilen veriler, Gençlik Dairelerinin göçmen kökenli çocukları koruma altına alırken genellikle çocuğun yüksek yararını baz aldığını ortaya çıkarmıştır. Bununla beraber kurumlarda çalışan bazı görevlilerin münferit tavırlarının kurumun tamamına atfedilemeyeceği de katılımcılarca dile getirilmiştir. Türkiyeli göçmenler arasında koruyucu aileler genel olarak olumlu tepki ile karşılaşsa da koruyucu aile olmayan çoğu Türkiyeli ailenin bu zorlu durumu göze alamadığı müşahede edilmiştir. Almanya'da yaşayan Türkiyelilerin farklılıkları da göz önünde bulundurulduğunda dini unsurların, koruyucu aile olmayı tercih etmemede önemli olduğu gözlemlenmiştir.