The role of security perceptions in the development of Turkey's migration policy and legal framework: The example of Turkey-EU relations


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, ULUSLARARASI İLİŞKİLER ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: İngilizce

Öğrenci: EMRE TAN

Danışman: Murat Önsoy

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu yüksek lisans çalışmasının amacı, Türkiye'nin göç politikası ve hukuki çerçevesini AB kaynaklı güvenlik algıları açısından incelemektir. İncelemede, Türkiye'nin göç politikasının ve hukuki çerçevesinin gelişiminde AB'nin ne kadar etkili olduğu da ortaya konulmaya çalışılacaktır. Türkiye'nin göç konusuna yaklaşımı AB tarafından son yıllarda sistematik bir çerçeveye oturtulmaya teşvik edilmektedir. Özellikle, Türkiye'nin AB'ye aday ülke olma düşüncesi ile başlayan bu süreç yıllar içinde gelişerek devam etmektedir. AB temel güvenlik normları ve göç ile ilişkisi bu anlamda kemikleşmiş bir güvenlik algısı oluşturmuştur. Yani AB kendi güvenliğini tahsis etmek için güvenlik algılarını dışsallaştırarak diğer ülkelere yaymıştır. AB bu güvenlik odaklı göç politikasını ve algılarını Türkiye gibi adaylık sürecinden geçmiş veya geçmekte olan ülkelerde de tesis etmek istemektedir. Böylece aday ülkelerin ve Türkiye'nin iç mevzuatları ve hukuki alt yapısı da AB müktesebatı ile uyumlu hale getirilmek istenmektedir. Tezde AB'nin göçü güvenlikleştirmesinin, Türkiye'nin göç politikasını ve hukuki çerçevesinin dönüşümünde etkisi olup olmadığı konusu da ele alınacaktır. Tezin temel varsayımı ise göç konusunun AB'de güvenlikleştirildiğidir. Literatürde göç ve bununla ilgili kavramlar genellikle siyasi tercihlerle ilişkilendirilmiş ve bu boşluğu doldurmak için göç ve güvenlik kavramları üzerinden analizler yapılmıştır. Bu bağlamda Türkiye, Helsinki Zirvesi'yle birlikte göç ve hukuki çerçevesini, AB güvenliği temelinde oluşturmaya teşvik ve telkin edilmiştir. Bu sebepten dolayı basit ve indirgenmiş güvenlik teorilerinin bu olguları açıklamada yetersiz kaldığı görülmektedir. Bu bağlamda, tezin teorik tabanını oluşturan Kopenhag Okulunun güvenlikleştirme teorisi ve güvenliğe çoklu yaklaşımı olarak adlandırılan çok-sektörlü güvenlik yaklaşımı üzerinde durulmuştur.