Körtik tepe insanlarında gündelik yaşam: İskelet kas tutunmabölgelerinin analizleriyle hareket biçiminin belirlenmesi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Antropoloji A.B.D., Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2016

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: DEMET DELİBAŞ

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): YILMAZ SELİM ERDAL

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Kemikler dışarıdan gelen fiziksel baskıyı, belli sınırlar içerisine karşılayabilecek şekilde yapılarını değiştirme esnekliğine sahiptir. Yapılan hareketin fazla tekrarlanması ve günlük hayatta zorlayıcı hareketlerin sık yapılması sonucunda hareketi sağlayan kasın kütlesi artar. Artan kütle sonucunda, kas kemiğe daha sıkı tutunma ihtiyacı duyar. Bunun sonucunda kemik kasın tutunduğu alanda yüzeyi arttıracak şekilde yeniden yapılanır. Kas ve ligament tutunma bölgelerinde meydana gelen değişimlerin aşamalarının belirlenmesi yoluyla, eski insan toplumlarının günlük hayatlarında dışarıdan gelen fiziksel baskının derecesinin ve hareket modellerinin tahmin edilmesi biyolojik antropoloji çalışmalarında kullanılmaktadır. Bu çalışmanın amacı, yerleşik hayata geçmiş avcı toplayıcı insanların günlük hayatlarındaki fiziksel baskı ve hareket modelleri üzerinden yaşam biçimlerinin nasıl olduğunu incelemektedir. Bu çalışmada, Körtik Tepe Höyüğü'nde yapılmakta olan arkeolojik kazılarda açığa çıkarılmış iskeletlerin bir kısmı incelenmiştir. Diyarbakır'ın Bismil ilçesi sınırlarında bulunan Körtik Tepe Höyüğü, Çanak - Çömleksiz Neolitik A Dönemi'ne tarihlendirilmiştir. Höyükte erken yerleşim Younger Dryas Polen Dönemi'nde başlamıştır. Çalışmanın örneklemi 178 erişkin bireyden oluşmaktadır. Örneklem içerisinde 84 erkek, 85 kadın birey bulunurken, 9 bireyin cinsiyeti belirlenememiştir. Ölüm yaşı belirlenebilen 63 birey genç erişkin iken, 55 birey orta erişkin ve 17 birey ise yaşlı yaş grubu içerisinde yer almaktadır. 43 erişkin bireyin ise yaş grubu belirlenememiştir. Toplulukta incelenen üst ve alt üyelerde bulunan toplam 2 ligament ve 40 kas tutunma bölgesi incelenmiştir. İncelenen kas ve ligament tutunma alanlarının gelişimi genel olarak zayıftır. Üst kolda bulunan costaclavicular ligament, conoid ligament, deltoideus, pectoralis major; ön kolda brachialis, brachioradialis ve extensor carpi radialis longus, pronator quadratus ve supinator tutunma alanları üst üyelerdeki diğer kas tutunma bölgelerine oranla daha fazla gelişmiştir. Bu kas ve ligament tutunma bölgelerinin gelişimi omzu zorlayıcı hareketlere ve ince el hareketlerine işaret etmektedir. Alt üyelerde ise gluteus maximus, vastus intermedius, vastus medialis, gastrocnemius ve soleus kas tutunma bölgeleri diğer kas tutunma bölgelerine oranla daha fazla gelişmiştir. Alt üyelerde gelişmiş kas tutunma yerleri yürüme, kısa mesafeli koşma ve tırmanma gibi aktivitelerin dönem insanları tarafından yapıldığını göstermektedir. Kas tutunma bölgelerinin gelişiminin, kadın ve erkek bireylerde karşılaştırılması sonucunda belirli bir iş bölümünün varlığına işaret eden bulguya rastlanmamıştır. Sadece omuz ekleminin hareketini sağlayan kas ve ligament tutunma bölgelerinde erkekler daha yüksek gelişim göstermişlerdir. Bu durum omzu zorlayıcı hareketlerin daha çok erkekler tarafından üstlenildiğini göstermektedir. Kas tutunma bölgelerinin gelişiminde yaşın etkisinin belirlemek amacıyla yaş grupları da karşılaştırılmıştır. Bu karşılaştırmanın sonucunda, gelişimin yaş ile birlikte önemli oranda arttığı görülmüştür. Ancak topluluk genelinde, yüksek gelişim gösteren kas ve ligament tutunma bölgelerinde, bazı bireyin genç yaşta da yüksek gelişim gösterdiği görülmüştür. Sonuç olarak, Körtik Tepe insanlarının günlük yaşamda yoğun fiziksel baskıya maruz kalmadığı belirlenmiştir. Avcılık aktivitesinin tek elle silahın fırlatılması modeline uygun olduğu kas tutunma izlerinin gelişiminden yola çıkarak belirlenmiştir. Besin hazırlama işleminin arkeolojik verilerle uygun şekilde, mortar ve havaneli kullanımını yansıttığı görülmüştür. Ayrıca ince el hareketlerini içeren ağ örme, dokuma ve boncuk yapımı gibi aktiviteler için de, iskeletler üzerinden elde edilen verilerle arkeolojik veriler birbirine uygunluk göstermektedir.