1989 Bulgaristan - Türkiye göçü: "Yeniden doğuş süreci" bellek ve milliyetçilik ilişkisi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İletişim A.B.D., Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2015

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: FATME FEVZİ MEHMED

Danışman: Gülsüm Depeli Sevinç

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bulgaristan'da 1984-1989 yılları arasında yaşanan "Yeniden Doğuş Süreci"ni anla(t)maya çalışan bu tez, o dönemi deneyimleyen kişilerin belleklerinden süzülen anlatılara dayanarak yazıldı. Sözlü tarih çalışmalarının izinde, genellemelere başvurmamak, makro anlatılardan ziyade mikro deneyimlere ve tanıklıklara güç vermek amacından yola çıkan çalışmada, hatıralar ve deneyimin tortularının kişilerin anlatılarında gizli olduğu yaklaşımı önemli oldu. Yaşananları tarihi yaşayanların "ses"inden dinlemeyi amaçlayan bu çalışmada 26 kişi ile yapılan görüşmeler sonucunda elde edilen "sesler" birbirine kulak verdi, ortaya çıkan anlatısal bütünün hatırlamayı ve unutmayı birlikte kavraması amaçlandı. Tezin alan araştırması iki ayrı coğrafyada yürütüldü. 1989 yılındaki zorunlu göç ile Bulgaristan'dan Türkiye'ye gönderilenlerin yaşamına Ankaralı göçmenler özelinde bakan çalışmada, anlatılar bütünlüğünü oluşturmak için ayrıca Bulgaristan Kırcaali bölgesinde de görüşmeler yapıldı. Çalışmada bir yandan sınır, ulus-devlet ve milliyetçilik bağlamlarının zorunlu göçü getirmesi tarihsel olarak analiz edildi, diğer yandan göçmenlik, geride kalmak, göç etmek/edememek ve çok-mekanlılık deneyimleri, "Yeniden Doğuş Süreci"nin öncesi, kendisi ve sonrası bağlamında betimsel olarak izlendi. Sahadan sesler doğrultusunda çalışmada, alan öznelerinin olayları hatırlama ve anlatma dizgelerine, görüşmecilerin milliyetçilik ve Türklük ile ilişkilenme biçimlerine, "Yeniden Doğuş Süreci" ile Komünist dönem anlatılarının belleklerinde nasıl ve neden ayrıştığına dikkat yöneltildi. Asla unutulmayacak olanlar ile birlikte unutulmak istenenler de tezde yerini aldı. Ayrıca görüşmecilerin geçmişin güncel siyasette nasıl hatırlandığı, kurulduğu ve yeniden kullanıldığına dair görüşleri de analize dahil edildi. Görünen odur ki, alanın öznelerinin belleklerindeki terazi geçmişi, unutmanın mümkünsüzlüğü ile ölçmektedir.