Les enjeux de l'interculturel dans l'oeuvre de j.-m.g.Le Clezio
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Fransız Dili ve Edebiyatı A.B.D., Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2016
Tezin Dili: Fransızca
Öğrenci: CEREN ÖZGÜLER
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): SİBEL BOZBEYOĞLU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:II. Dünya Savaşı sonrasında Avrupa kültürü her alanda yeniden yapılanırken, felsefe ve edebiyat alanında da Varoluşçuluk, Yeni Roman ve Yeni Tiyatro gibi yeni arayışlar ve yönelişler ortaya çıkmıştır. Savaşın yol açtığı derin travmalarla ilgisi göz ardı edilemeyecek bu hareketlerin yanında, Jean-Marie Gustave Le Clézio gibi savaşın ortasında doğmuş kimi yazarlar, Avrupa kültürünün içine düştüğü krizden çıkmak için yeni arayışlar peşine düşmüşlerdir. Aile kökenlerinden ötürü çocuk yaşta Afrika kültürüyle tanışan Le Clézio, kuşağının diğer yazarlarından farklı olarak, Avrupa kültürü dışında farklı kültürlerle ilişki içine girerek, kültürlerarasılık temelinde yeni ve özgün bir roman anlayışı geliştirir. Doğrudan Avrupa kültürüyle bir yüzleşmeyi konu alan eserlerinin dışında, XIX. yüzyıl egzotizminin yarattığı "uzak iklimler" ütopyasından farklı bir yapıda, Amerikan yerlileri, Orta Doğu, Afrika, Hint Okyanusu gibi farklı kültürleri konu alan romanlar yazar. Giderek insanı "modernite" adı altında tutsak eden Batı kültüründen ve onun mekanik ilişkilere dayalı büyük şehirlerinden uzaklaşmaya başlayan Le Clézio, yerel kültürler üzerinden yeni bir manevi gerçeklik arayışına girer. Romanlarında, yalnızca "avrupamerkezci kültür"ün mutlaklaştırdığı "modern değerler"in eleştirisini yapmakla kalmaz; aynı zamanda dünya üzerindeki tüm kültürler için var olma hakkını savunur. Kişisel yaşam öyküsünün izlerini takip ettiği kadar, temel bir kavram olarak kültürlerarasılığın çerçevesini de çizen eserleri aracılığıyla tüm kültürlerin insanlığın ortak mirası olduğunu; kültürlerarasılık kavramının kültürlerin birbiriyle olan iletişimi ile canlı tutulacağını ileri sürer. Ayrıca, kahramanları aracılığıyla etnik merkezcilik, sömürgecilik ve emperyalizm olgularını eleştirirken, ülkelerin ve kültürlerin özgürleşmelerinin, yok olmaktan kurtulmalarının ancak "Avrupamerkezci ideoloji"nin dayandığı bu yapının ortadan kalkması ile mümkün olacağını savunur. Bu çalışmanın amacı, baskın Avrupamerkezci dünya görüşünden kaynaklanan bu çok boyutlu ''krizin'' kültürel planda bir çözümlemesini yapmak ve bu çözümlemenin temelde "ırkçılık", "etnik milliyetçilik", "sömürü" gibi çok ciddi etik sorunların çerçevesinde tartışılabileceğini göstermek ve Le Clézio'nun ütopyası olan, kültürler arasındaki saygı, hoşgörü ve diyaloğu öne çıkartan kültürlerarasılık kavramının, bugün hala küreselleşmenin etkisi altında tektipleşen kültür ve geleneklerin karşısında insanlığa nasıl yeni bakış açıları sunabileceğini gözler önüne sermektir. Anahtar Sözcükler: Kültür, Kültürlerarasılık, küreselleşme, Avrupamerkezcilik, insan hakları, sömürgecilik, modernite, etnik milliyetçilik.