İtalyan atipik feodalitesi bağlamında kent/komün geleneği ve hümanizm ilişkisi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, SİYASET BİLİMİ VE KAMU YÖNETİMİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: RABİA NUR MEŞE KOYUNSEVER

Danışman: ÖRSAN ÖCAL AKBULUT

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Hümanizm ile İtalyan ticari kent devletleri arasındaki ilişkiler, akademik literatürde sıkça tartışılan alanlardan birisini oluşturmaktadır. Bu konudaki araştırmaların büyük bir bölümü, hümanizm ile İtalyan ticari kent devletleri arasındaki ilişkileri incelerken genellikle Rönesans Dönemi'ni odak noktası olarak almaktadır. Dolayısıyla Rönesans öncesi hümanizm ile İtalyan ticari kent devletleri arasındaki ilişkilerin literatürde daha az yer aldığı görülmektedir. Sınırlı çalışmanın bulunduğu Rönesans dönemi öncesi araştırmalarında temel alınan hümanizm türü, vatandaşlık erdemlerini ve "modern" değerleri içerdiği iddia edilen "sivil hümanizm" olmuştur. Sunulan çalışmada Rönesans öncesi ve özellikle komün yapılarının görece gerilediği 13. ve 14. yüzyıllar arası dönem temel alınmıştır. Hümanist düşüncenin İtalyan yarımadası ticari kent komünlerinin gevşek feodal yapısı içinde iktidar ağlarını nasıl etkilediğini ve hümanizmin bu iktidar ilişkilerinden nasıl etkilendiğini, siyasal düşüncenin toplumsal tarihi metoduyla irdelenmektedir. Bu etkileşimlerin tarihsel ve maddi koşulları ayrıntılı bir şekilde incelenerek, hümanist düşüncenin İtalyan sosyo-politik yapılar üzerindeki etkileri analiz edilmektedir. Orta çağ İtalya coğrafyasının gelişimi, Avrupa'nın geri kalanından farklılaşmıştır. İtalyan kentleri, lonca örgütlerinin birleşmesiyle geliştirilen komün yapılanmalarını oluşmuştur Özellikle yarımadanın kuzeyinde gelişen ticaret, kentlerin üretim biçiminin kapitalist biçimde gerçekleştirildiği yorumuna neden olmuştur. Ancak, yarımadanın kuzeyinde üretim biçimi değişmemiş, atipik feodal nitelikler göstermiştir. Komünler, klasik feodal yapıda olduğu gibi ekonomi dışı zor ve yargı tekeline sahip olan siyasal varlıklar olarak şekillenmiştir. İmparatorluk ve Papalık arasındaki siyasi mücadelelerin zayıfladığı dönemde ortaya çıkan komünler, hümanizmin gelişimiyle paralellikler göstermiştir. Hümanizm, antikiteye olan merakı ve bu merakın getirdiği Latince ilgisini ifade etmektedir. Bir hümanizm biçimi olan "sivil hümanizm" politik zeminden şekillenmiş olsa da sivil hümanizm içerisinde yer alan yurttaşlık ve özgürlük anlayışının "modern" olarak adlandırılması mümkün olmamıştır. Çünkü vatandaşlık kavramı herkesi kapsayıcı bir vatandaşlığı içermemiştir. Anahtar Sözcükler: Atipik Feodalite, Kent Komünü, Hümanizm, Sivil Hümanizm