Anne sütünün ve yenidoğanın intestinal mikrobiyotasının maternal beslenme ile ilişkisi
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Beslenme ve Diyetetik A.B.D., Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2019
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: GÖZDE EDE
Danışman: Fatma Gülhan Samur
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Anne sütü yenidoğanlar için en uygun besin kaynağı olmasının yanı sıra bağırsak mikrobiyotası için potansiyel bakteri kaynağıdır. Ancak, anne sütü ve yenidoğan bağırsak mikrobiyotası ile maternal beslenme arasındaki ilişkiyi değerlendiren araştırma sayısı sınırlıdır. Bu nedenle bu çalışma, gebelik (3. trimester) ve laktasyon (16. gün) döneminde maternal beslenme ile anne sütü ve yenidoğan bağırsak mikrobiyota kompozisyonu arasındaki olası ilişkiyi belirlemek amacıyla, Ankara Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Polikliniği'nde takip edilen sağlıklı 20 kadın ve bu kadınların bebekleri de dahil olmak üzere toplam 20 anne-bebek çifti ile yapılmıştır. Doktor tarafından rutin gebelik muayeneleri yapılan kadınların üçüncü trimesterde sosyodemografik özellikleri, antropometrik ölçümleri, beslenme alışkanlıkları, beslenme durumları, emzirmeye ilişkin özellikleri ve bebeklerin antropometrik ölçümleri değerlendirilmiştir. Kadınlardan gebelik döneminde gaita, laktasyon döneminde anne sütü ve yenidoğanlardan gaita örneği alınmıştır ve örneklerin mikrobiyota kompozisyonu 16S rRNA (ribozomal Ribo Nükleik Asit) gen dizileme analizi ile belirlenmiştir. Kadınların yaş ortalaması 24,2±2,94 yıl, gebelik öncesi beden kütle indeksi (BKİ) ortalama 23,3±2,08 kg/m2 ve laktasyon döneminde ise 25,4±2,32 kg/m2 olarak belirlenmiştir. Gebelik döneminde kadınların bağırsak mikrobiyotasında Firmicutes (%50,2) ve Bacteroidetes (%24,2), anne sütü ve yenidoğan mikrobiyotasında ise benzer olarak Firmicutes (sırasıyla %72,8 ve %61,9) ve Proteobacteria (sırasıyla %24,1 ve %16,1) filumlarının baskın olduğu saptanmıştır. Gebelik döneminde karbonhidrat (r=-0,459), çoklu doymamış yağ asitleri (r=-0,524) ve n-3 yağ asidi (r=-0,448) ile Bacteroidaceae ailesi arasında, protein alımı ile Clostridiaceae (r=-0,475) ve Enterobacteriaceae (r=-0,446) ailesi arasında negatif korelasyon belirlenmiştir. Sutterellaceae ailesi ile riboflavin alımı arasında iyi derecede negatif (r=-0,632) ve B12 (r=-0,538) vitamini arasında orta derecede negatif korelasyon belirlenmiştir. Günlük enerji ve posa alımı ile anne sütündeki Streptococcaceae ailesi arasında sırasıyla iyi (r=0,577) ve orta derecede (r=0,474) pozitif korelasyon saptanmıştır. B6 vitamini alımı ile Yersiniaceae ve demir alımı ile Streptococcaceae aileleri arasında sırasıyla iyi (r=-0,650) derecede negatif ve orta derecede (r=0,517) pozitif korelasyon belirlenmiştir. Yenidoğan bağırsak mikrobiyotasında Bifidobacteriaceae ailesi ile günlük posa alımı arasında orta derecede negatif korelasyon (r=-0,549) belirlenmiştir. Veillonellaceae ailesi ile kalsiyum alımı arasında iyi derecede negatif korelasyon (r=-0,653) saptanmıştır. Bu çalışmada, hem gebelik hem laktasyon döneminde maternal enerji ve besin ögeleri alımı ile anne sütü ve yenidoğan bağırsak mikrobiyota çeşitliliği arasında anlamlı korelasyon olduğu belirlenmiştir. Bu sonuçların geçerliliği için kontrollü beslenme müdahalelerini içeren çalışmalara gereksinim vardır. Anahtar Kelimeler: Anne sütü, yenidoğan, mikrobiyota, maternal beslenme