Sağlık çalışanlarının bireysel yenilikçilik, değişime karşı tutum ve teknostres düzeylerinin bireysel performansa etkisi: Karma yöntem
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sağlık Yönetimi A.B.D., Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: HALİL DEMİR
Danışman: Gülsün Erigüç
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bireysel yenilikçilik, teknostres ve değişime karşı tutum, sağlık kurumlarında çalışan performansını etkileyen temel psikososyal faktörlerdendir. Özellikle kamu hastanelerindeki sağlık profesyonellerinin bu faktörlere yönelik bireysel eğilimleri, kurumsal verimlilik ve hizmet kalitesi için stratejik öneme sahiptir. Bu araştırma, sağlık çalışanlarının yenilikçilik düzeyleri, değişime karşı tutumları ve teknostres algılarının bireysel performans üzerindeki etkilerini incelemektedir. Araştırma, karma yöntemle yürütülmüş olup, ilk aşamada bir eğitim ve araştırma hastanesinde görev yapan 400 sağlık çalışanından anketle nicel veri toplanmıştır. Nicel analizlerde, katılımcıların yenilikçilik düzeylerinin sınırlı olduğu (X̄=59,14), en yüksek puanın "risk alma" alt boyutunda (X̄=15,21) bulunduğu görülmüştür. Regresyon analizleri sonucunda, "fikir liderliği" alt boyutunun bireysel başarı performansına olumlu (β=0,286, p<0,001); "tekno-karmaşa" (β=-0,299, p<0,001) ve "tekno-istila" (β=-0,211, p<0,001) alt boyutlarının ise olumsuz etkisi olduğu belirlenmiştir. Ayrıca, katılımcıların genel olarak değişime açık tutum sergiledikleri, ancak değişime direnç düzeylerinin hâlâ yüksek olduğu saptanmıştır (X̄=18,77). İkinci aşamada nicel bulgular doğrultusunda, aynı hastanede anket sürecine dahil olmayan 10 yöneticiye açık uçlu sorular yöneltilmiştir. Nitel bulgular, genç çalışanların yeniliklere daha açık fakat sağlık hizmetlerinin doğası gereği kontrollü risk alma eğiliminde olduklarını ve yeniliklerin benimsenmesinde yaş ve sistem karmaşıklığının önemli rol oynadığını ortaya koymuştur. Sonuçlar, özellikle kadınların (X̄=4,22), evlilerin (X̄=4,19), sosyal ağ üyesi olanların (X̄=4,24) ve otomasyon sistemlerini iyi bilen çalışanların (X̄=4,28) performanslarının daha yüksek olduğunu göstermektedir. Bu çalışma, sağlık kurumlarına yönelik performans yönetimi, yenilikçilik ve dijital adaptasyon politikaları önererek, birey odaklı yönetimin hizmet kalitesi ve sürdürülebilirlik açısından önemini vurgulamaktadır.