Sartre ve Kant'ta özgürlük ve etik
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Felsefe A.B.D., Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2012
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: AYŞE ÇEVİK
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): ABDULLAH KAYGI
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bir onsekizinci yüzyıl filozofu olmasına rağmen çağımızın sorunlarına da ışık tutan düşünceleriyle önemli bir yere sahip olan I. Kant ile özgürlük hakkındaki aykırı görüşleriyle birçok çevrede tepkiyle karşılanan J. P. Sartre'ın en önemli ortak noktası, her iki düşünürün de gerek etik, gerekse toplum ve siyaset hakkındaki görüşlerinin temelinde özgürlük anlayışlarının yer almasıdır. Ancak insanın özgürlüğüne ilişkin problemin, ilk aşamada, düşünürlerce farklı açılardan ele alınmış olması etik alanda farklı sonuçlara ulaşmalarına neden olmuştur. Kant'a göre, insan türünün her üyesi akıl sahibi bir varlık olarak, doğa nedenselliğinden ? bio-psişik ihtiyaçlarından, eğilimlerinden, haz isteğinden ya da acıdan kaçınma dürtüsünden- bağımsızca, yalnızca aklının buyurduğu gibi eyleyebilme olanağına sahiptir. Taşıyıcısı insan olan ve kişinin özgürlüğünün koşullarına işaret eden ve Kant tarafından `negatif özgürlük' olarak adlandırılan bu olanak, kendi aklının koyduğu yasaya ?ahlak yasasına- göre eylemde bulunabilen kişilerce gerçekleştirildiğinde `pozitif özgürlük' adını almakta ve böyle eyleyebilen kişilerin özelliği haline gelmektedir. Sartre ise özgürlük problemiyle ilgili tartışmaların Kant'tan önceki safhasına yeniden dönerek, `insan özgür müdür' sorusu üzerinde durmuş ve özgürlüğü, bilinçli bir varlık olan insanın varoluşsal bir özelliği olarak tanımlamıştır. İnsanın insan olmasıyla özgür olması arasında bir fark olmadığını öne süren Sartre, pozitif özgürlük bakımından kişiler arasındaki farklılıkları gözden kaçırmıştır. Varlık ve Hiçlik adlı eserinde görülebileceği üzere, önceleri, insanın tüm eylemlerinin bilinç aracılığıyla açıklanabileceğini ve bilinçli varoluşunun insanda yarattığı sorumluluk hissinin, onu etik anlamda doğru eylemde bulunmaya zorlayacağını düşünen Sartre, sonrasında, özgürlük tanımını değiştirmemekle birlikte, kişinin hür iradesiyle gerçekleştirdiği eylemin sorumluluğunu almasının, o eylemin ahlaklı olmasını sağlamayacağını anlamış, tıpkı Kant gibi, kişinin eylemlerinde ölçü sağlayacak bir ilkenin arayışına girmiştir.Bu çalışmanın amacı, Varlık ve Hiçlik, Egonun Aşkınlığı gibi sağlığında yayınlanan eserlerinde, Kant'ın özgürlük ve etik anlayışından oldukça farklı, hatta ona zıt bir özgürlük ve etik anlayışıyla tanınan Sartre'ın, ölümünün ardından yayınlanmış olan Etik için Defterler'de Kant'ın özgürlüğüne ve etiğine oldukça yaklaşan görüşler ortaya koyduğunu göstermektir.