Kriyojel bazlı doku iskelelerine testosteron ve 17- β estradiol yüklü PLGA nanopartiküllerin kullanımı ile sıçanlarda kemik rejenerasyonunun incelenmesi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Biyoloji A.B.D., Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2015
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: DİLARA PERVER
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): MENEMŞE GÜMÜŞDERELİOĞLU, MEHMET ALİ ONUR
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Sunulan tez çalışmasında, kemik doku rejenerasyonuna yönelik olarak Testosteron (TST) ve 17-β estradiol (E2) yüklü poli (laktik-ko-glikolik asit) PLGA nanopartikül-PHEMA/Jelatin doku iskelesi sistemi geliştirilmesi ve oluşturulan sistemin in-vitro ve in-vivo etkinliğinin araştırılması amaçlanmıştır.TST ve/veya E2 içeren PLGA nanopartikül-PHEMA/Jelatin kriyojel doku iskelesi sisteminin osteojenik aktivitesi ADMSC'ler kullanılarak in-vitro koşullarda hücre kültürü çalışmaları ile incelenmiştir. Doku iskelelerinde hücre üremesi MTT (3-[4,5-dimetiltiazol-2-il]-2,5-difeniltetrazolyum bromür) analizi ile hücrelerin doku iskelesi içerisindeki morfolojileri ise SEM (taramalı elektron mikroskobu) ile belirlenmiştir. Erken dönem osteojenik farklılaşma, ALP (alkalen fosfataz) aktivitesinin ölçümü ile belirlenmiştir. RT-PCR (gerçek zamanlı polimeraz zincir reaksiyonu) ile ADMSC'lerin kollajen I, runX2, osteokalsin, osteopontin ve ß-aktin ekspresyon (ifade) seviyeleri tespit edilmiştir. İn-vitro çalışma sonuçlarına göre hücrelerin yapışması, üremesi ve farklılaşmaları üzerinde testosteron ve 17-β estradiol yüklü PLGA emdirilen doku iskelelerinin ayrı ayrı, nanopartikülsüz doku iskelelerine göre daha etkili olduğu bulunmuştur. Ayrıca iki hormonun birden yüklü olduğu doku iskelelerindeki ADMSC'lerin yapışma, üreme ve farklılaşma özelliklerinin diğer gruplardan daha üstün olduğu belirtilmiştir. Son aşama olarak, deney hayvanlarında kritik boyuttaki kraniyal defekt oluşturularak, farklı hormon yüklü doku iskeleleri defekt bölgesine implante edilmiş ve altı ile on iki haftalık inceleme süreleri sonunda morfolojik ve histolojik olarak incelenmiştir. İn-vivo rejenerasyon çalışma sonuçları da in-vitro çalışma sonuçlarıyla paralellik göstererek, hormon yüklü implantların hormon içermeyen kriyojel implanta göre kemik doku ile daha uyumlu ve rejenerasyonu destekleyici olduğu gösterilmiştir.