Obsesif kompulsif bozukluk hastalarında obsesyon, kompulsiyon ve endişe ile erken dönem uyum bozucu şemalar, üst-biliş ve düşünce eylem kaynaşması arasındaki ilişkinin incelenmesi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Psikoloji A.B.D., Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2014

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BERGE VELİBAŞOĞLU

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): ELİF BARIŞKIN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu çalışmada, Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) tanısı almış bireylerde şema alanları ile obsesif-kompulsif belirtiler ve endişe arasındaki ilişkide düşünce eylem kaynaşması (DEK-Ahlak, DEK-Olabilirlik) ve üst-bilişlerin (olumlu inançlar, olumsuz inançlar, bilişsel güvensizlik, düşünceleri kontrol ihtiyacı, bilişsel farkındalık) aracı rolü incelenmiştir. Ayrıca DEK'in üst-bilişleri yordayıp yordamadığı sorusuna cevap aranmıştır. Hacettepe Üniversitesi Hastanesi Psikiyatri polikliniğine başvuran ve psikiyatri servisinde yatan OKB tanısı almış 96 birey araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak demografik bilgi formu, Young Şema Ölçeği-Kısa Formu (YŞÖ-KF), Üst-bilişler Ölçeği-30 (ÜBÖ-30), Düşünce Eylem Kaynaşması Ölçeği (DEKÖ), Yale-Brown Obsesyon Kompulsiyon Derecelendirme Ölçeği (YBOKÖ) ve Penn Eyalet Endişe Ölçeği (PEEÖ) kullanılmıştır. Araştırmanın temel sorularını yanıtlamak için öncelikle düşünce eylem kaynaşması ile üst-bilişler arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla Aşamalı Regresyon Analizi yürütülmüştür. Yapılan analiz sonucunda DEK-Ahlakın üst-biliş boyutlarını (olumlu inançlar, olumsuz inançlar, bilişsel güvensizlik, düşünceleri kontrol ihtiyacı, bilişsel farkındalık) yordadığı belirlenmiştir. Şema alanları ile obsesyon, kompulsiyon ve endişe arasındaki ilişkide üst-bilişlerin aracı rolünü belirlemek amacıyla Hiyerarşik Regresyon Analizi yürütülmüştür. Yapılan analizlerin sonucuna göre zedelenmiş otonomi ve kopukluk şema alanları ile obsesyonlar arasındaki ilişkide olumsuz inançlar ve bilişsel güvensizliğin aracı rolü olduğu belirlenmiştir. Zedelenmiş otonomi ve kopukluk şema alanları ile kompulsiyonlar arasındaki ilişkide olumlu inançlar ve bilişsel güvensizliğin aracı rolü olduğu belirlenmiştir. Zedelenmiş otonomi, kopukluk ve diğeri yönelimlilik şema alanları ile endişe arasında üst-biliş boyutlarının tümünün (olumlu inançlar, olumsuz inançlar, bilişsel güvensizlik, düşünceleri kontrol ihtiyacı, bilişsel farkındalık) aracı rolü olduğu belirlenmiştir. Zedelenmiş sınırlar şema alanı ile endişe arasındaki ilişkide olumsuz inançlar, düşünceleri kontrol ihtiyacı ve bilişsel farkındalığın aracı rolü olduğu saptanmıştır. Son olarak yüksek standartlar şema alanı ile endişe arasındaki ilişkide olumlu inançlar, olumsuz inançlar, düşünceleri kontrol ihtiyacı ve bilişsel farkındalığın aracı rolü olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Şema alanları ile obsesyonlar arasındaki ilişkide DEK'in aracı rolü olmadığı belirlenmiştir. Bunun yanı sıra zedelenmiş otonomi şema alanı ile kompulsiyonlar arasında DEK-Ahlakın aracı rolü olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Şema alanları ile endişe arasındaki ilişkide DEK'in aracı rolünü incelemek amacıyla yürütülen analizler sonucunda zedelenmiş otonomi, kopukluk ve diğeri yönelimlilik şema alanları ile endişe arasında DEK-Ahlak ve DEK-Olabilirliğin aracı rolü olduğu saptanmıştır. Sonuç olarak OKB tanısı almış kişilerde özellikle zedelenmiş otonomi ve kopukluk şema alanlarının ön plana çıktığı görülmektedir. Ayrıca şema alanları ile obsesif-kompulsif belirtiler ve endişe arasındaki ilişkide üst-bilişsel kavramlar olan düşünce eylem kaynaşması ve üst-bilişlerin de rolü olduğu belirlenmiştir. Kuramı destekleyen bu bulgular literatür ışığında tartışılmıştır. Anahtar Sözcükler: Şema alanları, obsesif kompulsif bozukluk, düşünce eylem kaynaşması, üst-biliş.