Liberalizm ve hoşgörü ilişkisi; John Locke ve John Stuart Mill örnekleri
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi A.B.D., Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2010
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ERCAN AVCI
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): BİCAN ŞAHİN
Özet:Teknolojinin ilerlemesiyle beraber hızlanan küreselleşme, yerel ve bireysel farklılıkları daha açık biçimde gün yüzüne çıkarmaktadır. Bu doğrultuda, birbiriyle çelişen ve çatışan farklı bireysel ve toplumsal kimlikler, bir arada yaşam sorunuyla karşı karşıya kalmaktadır. Hoşgörü kavramı, bu çelişkilerin ve çatışmaların çözüm yöntemi olarak ifade edilmekle beraber, hoşgörünün ne olduğu konusunda farklı kesimlerde farklı söylemler bulunmaktadır. Liberalizm de hoşgörüyü kendisiyle ilişkili görerek, hoşgörünün liberalizmin bir unsuru olduğunu iddia etmektedir. Bu çerçevede, tezin amacı; liberalizm ve hoşgörünün ne olduğunu açıklayarak, liberalizm ile hoşgörü arasında ne tür bir ilişki olduğunu ortaya koymaktır.Tez çalışması ele alınırken, öncelikle liberal düşünce geleneğinin temel çerçevesi ve hoşgörü kavramının tarifi, kapsamı ve sınırlılığı üzerinde durulmuştur. Kavramsal değerlendirmeden sonra, John Locke ve John Stuart Mill'in fikirleri ve hoşgörüye ilişkin düşünceleri ile her iki düşünürün hoşgörüye olan katkıları ele alınmıştır.Liberalizm ve hoşgörü kavramlarının incelenmesinde, her iki kavramın da, farklılıkların yaşanmasına imkan tanınması yönünde amaç taşımakta oldukları görülmüştür. Şiddete dönüşmediği müddetçe, farklılığın devamı ve farklılıkların bir arada yaşamaları, hem liberalizmin hem de hoşgörünün savunduğu amaçlardır. John Locke ve John Stuart Mill örneklerinin incelenmesinde de, her iki düşünürün hem liberalizmin ortaya çıkmasına hem de hoşgörü kavramının meşrulaşmasına, fikirleriyle katkı sağlamış oldukları anlaşılmıştır. Her iki düşünürün hoşgörü yaklaşımları ve hoşgörünün kapsamı bakımında farklılıklar olmakla beraber, farklılıkların varlığına karşı hoşgörülü olunması hususunda hemfikir oldukları görülmektedir. Tezin neticesinde şu da anlaşılmıştır ki; liberalizm ile hoşgörü, farklılıkların varlığı yönünde ortak amaçlar taşımakta olsalar da, aynı şey değillerdir. Liberalizm, hoşgörüyü de içinde barındıran; siyasal, toplumsal ve iktisadi alanla ilgili düşünceler ve çözümler içeren kapsamlı bir düşünce geleneğidir. Hoşgörü ise farklılıkların kabulünü içeren etik bir yaklaşımdır.