Une analyse sociologique sur l'etat des enfants ouvriers dans Jack d' Alphonse daudet et germinal D'Emile Zola
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Fransız Dili ve Edebiyatı A.B.D., Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2014
Tezin Dili: Fransızca
Öğrenci: BEKİR GÜZEL
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): SİBEL BOZBEYOĞLU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:19. yüzyıl çok sayıda önemli toplumsal, ekonomik ve bilimsel gelişmenin yaşandığı bir dönemdir. Özellikle fizik, kimya, biyoloji ve tıp gibi pozitif bilimlerde yaşanan gelişmeler insan ömrünün uzamasına ve teknolojik gelişmelerin gerçekleşmesine neden olmuştur. Bu süreçlerin sonunda da başta İngiltere olmak üzere, Almanya ve Fransa'da sanayi devrimi gerçekleşmiştir. Böylece kapitalizm ateşi Avrupa'da alevlenmiş ve bütün dünyayı sararak kendi acımasız düzenini kurmuştur. Kapitalist düzen sınıflar arasındaki eşitsizliğin giderek artmasına sebep olmuştur. Bu eşitsizlikten en çok etkilenenlerin başında çocuklar gelmektedir. Bunun en önemli sebebi bu yüzyılda köleliğin pek çok ülke tarafından yasaklanması veya engellenmeye çalışılmasıdır; zira işverenler kölelerden sağladıkları ucuz işgücünün yerine çocukları kullanmaya başlamışlardır. Bu durum toplum ile yakından ilgilenen yazarların da dikkatini çekmiştir. Özellikle yüzyılın ikinci yarısında yazılan ve işçileri anlatan eserlerin pek çoğunda çocuk işçilerin durumlarına vurgu yapılmıştır. Émile Zola ve Alphonse Daudet gibi natüralist yazarlar bu durumu kendi bakış açılarına göre ele almışlardır. Bu yüzden konunun toplumsal boyutu göz önüne alındığında, sosyolojik bir yaklaşımın yazınsal metne daha fazla ışık tutacağı açıktır. Bu alanda akla gelen ilk eleştirmen şüphesiz Georg Lukács'tır. Ancak bizim bu çalışmamızda yararlanacağımız eleştirmen onun en önemli takipçilerinden birisi olan Lucien Goldmann'dır. Lucien Goldmann adına "le structuralisme génétique" dediği kuramını açıklama ve anlama olarak nitelediği iki kavram üzerine kurmuştur. Goldmann'a göre insana ait olan bir şey toplumsal yapıdan bağımsız düşünülemez ve edebi eserler gerçek anlamlarını ancak toplumsal gerçeklikler aracılığıyla kazanırlar. Ayrıca, her yazarın içinde yaşadığı bir toplum vardır ve ortaya çıkan eser de bu toplumun bir ürünüdür. Dolayısıyla edebi eserler yazarların bireysel bilinçlerinin değil; toplumların kolektif bilincinin yansımalarıdır. Bu çalışmamızda topluma yönelik bir değerlendirme yapılırken, Dr. Louis-René Villermé'nin o dönem için tuttuğu raporlar ile de bir karşılaştırma yapılmıştır. Söz konusu yazarların Germinal ve Jack isimli eserleri L. Goldmann'ın kuramından yola çıkılarak, kendi yapıları içerisinde incelenmiştir. Sonrasında bu eserler meydana geldikleri toplumdaki gerçekliklerle açıklanmıştır. Elde edilen sonuçlar ise Sonuç bölümünde değerlendirilerek paylaşılmıştır. Anahtar Sözcükler: Sanayi Devrimi, işçi çocuklar, edebiyat sosyolojisi, oluşumsal yapısalcılık, bireysel bilinç, toplumsal bilinç.