Yetişkin bireylerde diyetle alınan magnezyum ve serum magnezyum düzeyi ile metabolik sendrom kriterleri arasındaki ilişkinin araştırılması


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Beslenme ve Diyetetik A.B.D., Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2016

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: REFİKA ABİDE ULAŞAN

Danışman: Fatma Gülhan Samur

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Metabolik sendrom (MetS) risk faktörlerinden her biri insan sağlığını tehdit eden önemli morbidite ve mortalite nedenleri arasında yer almaktadır. Düzensiz beslenme alışkanlıklarına bağlı vitamin-mineral yetersizlikleri ve sedanter yaşam metabolik sendrom risk faktörlerinin ortaya çıkmasına neden olabilmektedir. Bu çalışmada Antalya Özel Çallı Meydan Tıp Merkezi Dahiliye Polikliniğine başvuran, 20-55 yaş arası, MetS risk faktörlerinden bir veya daha fazlasına sahip 75 yetişkin gönüllü kadının beslenme durumu ile serum magnezyum (Mg) düzeyi ve diyetle alınan magnezyum miktarı arasındaki ilişkiyi saptamak amacıyla yapılmıştır. Bireylerin genel ve antropometrik özellikleri, besin tüketim sıklığı, 24 saatlik besin tüketim ve fiziksel aktivite kaydı anket formu ile yüz yüze görüşme ile alınmıştır. Bir risk faktörüne sahip bireyler grup1 (n=25), iki risk faktörüne sahip bireyler grup2 (n=25), üç ve üzeri risk faktörüne sahip bireyler grup3 (n=25) olarak sınıflandırılmıştır. Çalışmanın sonucunda gruplar arasında diyetle alınan Mg miktarı ve serum Mg düzeyi (mg/dl) arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmamıştır (p0.001). Bireylerin beden kütle indeksine (BKİ) bakıldığında üç ve üzeri risk faktörü olan kişilerin, bir risk faktörü olan kişilere göre yüksek olduğu bulunmuştur (p<0,001). Bireylerin enerji ve besin öğesi ortalamaları değerlendirildiğinde, sadece diyetle C vitamini alımının grup 1'deki bireylerde, grup 2'deki bireylere göre yüksek bulunmuştur (p<0.05). Grupların biyokimyasal parametreleri karşılaştırıldığında 3. Gruptaki bireylerin düşük dansiteli lipoprotein (LDL-K) düzeyi ile kan basıncı grup 1'deki bireylerden yüksek, yüksek dansiteli lipoprotein (HDL-K) düzeyi ise düşük bulunmuştur (p<0.001). Bireylerin serum Mg düzeyi ve diyetle alınan Mg miktarı ile biyokimyasal ölçümleri arasında; grup3'teki bireylerin serum Mg düzeyi ile HDL arasında pozitif yönlü orta düzeyde anlamlı bir ilişki bulunmuştur (p=0,008; r=0,519). Sağlıklı beslenme alışkanlıkları, yeterli ve dengeli beslenme, MetS risk faktörlerinin önlenmesinde önemli rol oynamaktadır. Anahtar Kelimeler: Metabolik sendrom, magnezyum, diyabet, kardiyovasküler hastalıklar ve hipertansiyon