Türkiye'de yerel yönetimlerin eğitim harcamalarındaki rolü ve etkileri
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Eğitim Bilimleri A.B.D., Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2015
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: FUAT UZUN
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): ŞEFİKA ŞULE ERÇETİN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Günümüzde, dünyayı hızla saran küreselleşmenin de etkisiyle, teknoloji, sosyal ve ekonomi alanlarında görülen hızlı gelişim ve değişim; ülkeler, örgütler, kurum ve kuruluşlar ile bunların yönetimlerini daha önce hiç karşılaşmadıkları yeni durumlarla karşı karşıya bırakmaktadır. Bu gelişim ve değişim ile artan nüfusun getirdiği yeni toplumsal gereksinimler; özellikle ülkelerdeki tüm sistemleri merkezi olarak yönetmeye devam etmek isteyen yönetimlerin işini zorlaştırmaktadır. Bu nedenle; merkezi yönetimler, görev ve sorumluluklarının tamamını veya bir bölümünü yerel yönetimlere aktarmak zorunda kalmışlardır. Böylece; toplumun gereksinimlerine daha kısa sürede ve daha ekonomik olarak yanıt verebilmek, talepleri süratle karşılayabilmek, kamu hizmetlerinde kaliteyi artırabilmek olanağı ortaya çıkmıştır. Bu değişim, yerel yönetimlere daha iyi organize olma ve uzmanlaşma olanağını da sağlamıştır. Bu uzmanlaşma; yerel yönetimlerin, sosyal ve ekonomik alanlardaki değişimlere süratle ayak uydurabilmesini sağlamanın yanında, toplumsal gereksinmelerin karşılanmasında merkezi yönetimlerin önemli bir aracı haline gelmiştir. Yerel yönetimlerin temel görevlerine bakıldığında; bu birimlerin, halkın gereksinimlerini etkin ve verimli olarak karşılamak üzere yerel halk tarafından, kendi bünyesinden seçilen vatandaşlarca yönetilen siyasal, toplumsal ve yönetsel kuruluşlar olduğu görülmektedir. Genel tanımıyla yerelleşme; kamusal faaliyetlere ilişkin merkezi yönetimin yetki ve sorumluluklarının tamamının veya bir kısmının yerel yönetimlere, özerk kurumlara ve/veya özel sektöre devredilmesidir. Yerelleşme, aynı politikaların değişik yörelere uygulanmasındaki sorunları ortadan kaldırdığı gibi, bölgeye özel çözümler üretilmesine de katkı sağlamaktadır. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerdeki yerelleşme politikaları, diğer sektörlerde olduğu gibi eğitim alanında da gittikçe artan bir yoğunlukta uygulanmaya başlamıştır. Böylece; eğitim alanında, yerinden yönetim, yerel yönetimler ve/veya okul yönetimlerini ön plana çıkaran ve merkezi yönetimin eğitimle ilgili görev, yetki ve sorumluluklarını yerel yönetimlere devreden modeller geliştirilmeye başlanmıştır. Böylece; açık sistem olan okulların eğitimine doğrudan etki eden "çevre"nin de sisteme daha fazla katkı vermesi sağlanmıştır. Bu uygulamalar; okul yönetimine, finansman desteğine, programlara, öğrencilere ilişkin politikalara, çalışanlarla ilgili kararlarda yetki ve sorumluluklara toplumun da ortak olmasını sağlamıştır. Türkiye'de yerel yönetimler (belediyeler ve il özel idareleri) bütçeleri oranında, sorumlu olduğu sınırlar içerisinde eğitim hizmetlerine ilişkin okul binalarının bakım ve onarımını, tesislerin yapılmasını, binaların okullara tahsisini, okul yapılacak alanlara arsaların tahsisini gerçekleştirmektedirler. İl Özel İdareleri ayrıca, yasa gereği yıllık gelirlerinin % 20'sini eğitim hizmetine ilişkin yatırımlara harcamak zorundadırlar. 6360 Sayılı Yasa ile 30 Mart 2014 tarihinden itibaren; Büyükşehir belediye sayısının otuz olması ile her yıl bütçelerinin % 20'sini eğitim hizmetlerine ilişkin yatırımlara harcamakla yükümlü il özel idarelerinin büyükşehir olan illerde tüzel kişiliğine son verilmesi neticesinde, bu illerde eğitime yapılan harcamalarda önemli miktarda azalma gerçekleşmiştir. Bu araştırmanın amacı; yerel yönetimlerin eğitim konusundaki görev ve sorumluluklarının değerlendirilmesi ve eğitim hizmetlerine yaptıkları katkının nitelik ve niceliği ile il özel idarelerinin kaldırıldığı illerde, bu kuruluşlar tarafından eğitime sağlanan katkının nasıl karşılanacağını ortaya koymaktır. Betimsel olan bu araştırmada veriler; alanyazın taraması, ulusal ve uluslararası alanda konuya ilişkin yapılan araştırmalar, raporlar, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) eğitim istatistikleri, il özel idareleri ve belediyelerin eğitime ilişkin yaptıkları harcamalara ilişkin resmi belgelerden toplanmıştır. Verilerin analizi için; tema esaslı veri grupları oluşturulmuş, gruplanan veriler tablolar haline getirilmiş, böylece analizin kolaylaştırılması esas alınmıştır. Araştırmada; gelişmiş ülkelerin eğitimde yerelleşme konusundaki politikaları ve uygulama sonuçları da incelenerek, Türkiye'deki sistemin iyileştirilmesine ilişkin önerilerde, bu ülkelerin deneyimlerinden yararlanılması esas alınmıştır. Araştırma sonucunda öneriler, araştırmaya yönelik öneriler ve uygulamaya yönelik öneriler olarak iki grupta toplanmıştır. Bu önerilerde; öncelikle eğitimde yerelleşme konusunda Dünya Bankası tarafından geliştirilen modellerin, Türkiye'nin mevcut politik hassasiyetlerinin de dikkate alınarak, ne ölçüde uygulanabileceği ele alınmıştır. İl özel idareleri kaldırılan büyükşehirlerde, bu kurumların eğitime sağladığı hizmetlerin büyükşehir belediyeleri tarafından nasıl yerine getirilebileceği, finansman konusunda meydana gelen boşluğun nasıl giderilebileceğine ilişkin düzenlemeler yer almıştır. Çalışmada, ayrıca; gelişmiş ülkelerdeki örnekler ve 1990'lı yıllardan beri Türkiye'de süregelen eğitimde yerelleşme çalışmaları dikkate alınarak, örgün eğitim, mesleki ve teknik eğitim ve yaygın eğitimde yerel yönetimlerin rolleri de ele alınmış ve bu konularda verilebilecek yetki ve sorumluluklar da önerilerde yer almıştır. Bu kapsamda; örgün eğitim kurumlarının tüm altyapı hizmetleri ile bakım ve onarımı konusunun yerel yönetimlere devri önerilmiştir. Mesleki ve teknik eğitimle, yaygın eğitim hizmetinin ise yerel yönetimlerin sorumluluğunda olması, yerel paydaşlarında bu sisteme katkı sağlaması öngörülmüştür. MEB'in ise, idari görevlerini alt kademelere devrederek ve merkezdeki personel sayısını azaltarak, yerel yönetimlerin eğitime ilişkin çalışmalarını etkin şekilde denetleyecek bir yapıya kavuşturulması önerilmiştir.