Feodalizmden liberalizme Avrupa'da Devrim Hakkı
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, KAMU HUKUKU ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: EVRİM HAZNEDAROĞLU
Danışman: Şefik Taylan Akman
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Direnme hakkı günümüzde bilinen ve benimsenen şekliyle siyasal iktidar karşısında sergilenen sivil itaatsizliği değil gerekirse onu ortadan kaldırıp yerine yenisini getirmeyi içeren başkaldırıyı ifade eder. Devrim Hakkı'nın teorik gelişimi incelenirse direnme hakkı ve Devrim Hakkı'nın ayrı şeyler değil, bir ve aynı şey olduğu görülecektir. Hukuk ve siyaset filozofların direnme hakkına ilişkin ortaya koyduğu düşünsel birikim tiran kavramını yaratmak ve tiranı devirmekle başlar. Temel iddia tiranın adaletsizliği olduğu için, önce doğru adaletin tespit edilmesi, sonra yanlış adaletin yerine koyulması gerekir. Bu sebeple siyasal iktidarı devirmenin meşru sebebi olarak zaman içinde tanrısal hukuk ve doğal hukuk araç edinilmiştir. Yönetilenlerin yürürlükteki hukukun karşısına tanrısal hukuku koyabilme cüreti gösterip gösteremeyeceği konusunda temel kopuş Hippolu Augustinus ve Aquinolu Thomas felsefelerinde görülür. Bir kez cüret gösterilebildikten sonra, tartışma tanrısallık perspektifinden uzaklaşmaya ve seküler temelde gerçekleştirilmeye başlamıştır. Liberal filozoflar, yaşanan iki aşamayı sentezleyici biçimde, yürürlükteki hukuku doğal hukuk ve tanrısal hukukla birlikte sınayarak siyasal iktidara itaat ve itaatsizlik hakkında yeni bakış açıları geliştirmişlerdir. Avrupa'da bu uğrakta kökleşen toplum sözleşmesi teorisi, iktidar ve yönetileni, Tanrı huzurunda taraf olunmuş bir sözleşme etrafında eşitlemiştir. Kurucu sözleşmeyle belirlenen sorumlulukları yerine getirdiği sürece siyasal anlamda yönetilenden üstün olan iktidar, sözleşmeyi ihlal ettiği andan itibaren yönetilen tarafından eşitiymiş gibi muamele görür. Ya sözleşmenin şartlarına uymak için üzerine düşeni yerine getirir ya da sözleşmenin aslına uygun biçimde ortadan kaldırılarak değiştirilir. Tiranın bozuk adaletinin düzeltilmesinden sözleşme şartlarının tazelenmesi fikrine varan süreçte her filozof Devrim Hakkı'nın koşulsuz savunucusu değildir ancak siyasal iktidarın devrimlere yol açmaması için benimsemesi gereken tutumu ortaya koymuşlardır. Bu birikim sayesinde devrimler rafa kaldırılmış, Devrim Hakkı hak olmaktan çıkarılmıştır.