Günümüz felsefesinde hakikat ve eylem olanakları
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Felsefe A.B.D., Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2012
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: EZGİ ECE ÇELİK
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): AZİZ KURTULUŞ DİNÇER
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Modernizmin mutlak hakikat arayışının yıkıcı etkilerinin sonucunda, yirminci yüzyılın ikinci yarısından günümüze kadarki süreçte, bilginin rasyonel, değişmez temellere dayandığını savunan modern epistemoloji pek çok eleştiriye maruz kalmıştır. Antik felsefede saklı, örtük olanın açığa çıkması, açılması anlamına gelen ve özne-nesne ikiliği üzerinden düşünülmeyen hakikat (a-letheia), o dönemde ontolojik ve epistemolojik bütünlüğe sahip bir kavram iken Sokratik düşünce ile daha çok bilgisel bakımdan değerlendirilmiş ve Latince karşılığı olan veritas ile nesneye uygunluk iddiasındaki bir doğruluk anlayışına karşılık gelmeye başlamıştır. Hakikatin bu şekilde nesneye uygunluk ve mantıksal doğruluk üzerinden değerlendirilmesi ise felsefede varlık ve bilgi bağının gözden kaçırılmasına yol açmıştır. Günümüzde eleştirilen de varlığın açıklığının özne-nesne ikiliğinde parçalanmasıyla değişmez, statik ve mutlaklaştırılmış bir hakikat arayışının peşine düşülmüş olması ve varlık-bilgi birlikteliğinin unutuluşunda yaşamın da unutulmuş olmasıdır.Hakikatin özne-nesne ayrımında parçalandığı Skolastik dönemin ardından Kartezyen felsefe ile tüm varlık alanını, üzerinde egemenlik kurulabilecek bilgi nesnesi olarak değerlendiren akıl-merkezci yaklaşım; ve sonrasında ondokuzuncu yüzyıl pozitivizminin bilimcilik ve tekniği ön plana çıkarması ile insan, hakikatin dile getiricisi olmakla kalmamış hakikatin merkezine yerleşmiştir.İnsanın kendini yerleştirdiği egemen konumun günümüze etkileri bakımından bu çalışmada amaçlanan, ?mutlak hakikat e yönelik eleştirilerin, yaşamdaki pek çok farklı alanın içiçe geçtiği, sınırların belirsizleştiği son yarım asırlık süreç göz önünde bulundurularak Gadamer, Derrida, Foucault ve Lyotard'ın görüşleri doğrultusunda değerlendirilmesidir.Bu amaç doğrultusunda Giriş'te Batı felsefesi tarihindeki hakikat tasarımlarına değinilmesinin ardından; Birinci bölümde günümüz hakikat eleştirilerinin arka planını oluşturan Friedrich Nietzsche'nin yaklaşımı üzerinde durulmuş, güç istenci ve perspektivizmin günümüz felsefesini ne şekilde etkilediği gösterilmeye çalışılmıştır.İkinci bölümde Gadamer, Derrida, Foucault ve Lyotard'ın görüşleri incelenmiş ve günümüzde hakikat arayışına yönelik eleştiriler, Gadamer'in felsefi hermeneutiği, Derrida'nın kararverilemezlik savı, Foucault'nun iktidar ve hakikat bağlantısına ilişkin çözümlemesi, Lyotard'ın bilgisayarlaşmış toplumlara yönelik saptamaları üzerinden ele alınmıştır.Üçüncü bölümde ise bilgisel alanda mutlak temelleri, değişmez ilkeleri reddederek yorum çeşitliliği ve çoğulluğunu öne çıkaran bu farklı görüşlerin, eylem alanını ne şekilde etkilediği, günümüzde kitle iletişim araçlarının ve enformasyon fazlalığının etkisi de göz önünde bulundurularak değerlendirilmeye çalışılmıştır.Anahtar sözcükler: Hakikat, yorum, iktidar, eylem, kitle iletişim araçları.