Metabolik açıdan riskli yenidoğanların Q-TOF LC/MS kullanılarak metabolomik analiz ile değerlendirilmesi ve olası biyobelirteçlerin belirlenmesi
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Tıbbi Biyokimya, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ÖZLEM ÜNAL UZUN
Danışman: İncilay Lay
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Diyabetik ve obez/fazla kilolu annelerden doğan bebeklerde metabolik değişiklikleri araştırmak amacıyla Kuadrupol Uçuş Zamanlı Sıvı Kromatografisi/Kütle Spektrometresi (Q-TOF LC/MS) kullanılarak hedefsiz kordon kanı metabolomik analizi gerçekleştirildi. Kordon kanı örnekleri, gestasyonel diyabetli (10), obez (14), fazla kilolu (18), tip 2 diyabetli (3), tip 1 diyabetli (1) annelerden doğan toplam 46 yenidoğan ile sağlıklı annelerden doğan 20 yenidoğandan toplanmıştır. Veri işleme, MZmine 2.53 kullanılarak gerçekleştirilmiş ve potansiyel metabolitler MetaboAnalyst 6.0 aracılığıyla tanımlanmıştır. Diyabet ve kontrol grupları arasında belirgin farklı metabolit profilleri gözlemlenmiştir. Diyabet ve obezite + fazla kilolu gruplarında kontrol grubuna kıyasla 19 metabolitte ortak bir eğilim tespit edilmiştir. Anahtar yollar arasında steroid ve safra asidi biyosentezi öne çıkmıştır. Ayrıca, artan oksidatif stres, sfingofosfolipid metabolizması ile ilgili ipuçları, yüksek dihomo-gamma-linolenik asit (DGLA), pantotenik asit ve TRH seviyeleri dikkat çekmiştir. Diyabet grubunda, kinurenin yolu belirgin olarak öne çıkmıştır. 16- ve 2-yolakları östrojen metabolitleri, metabolik riski işaret edebilir ve diyabetik koşullar altında artan bir alt yolak akışına işaret etmektedir. Hızlanan safra asidi sentezi, hücresel enerji düzenlenmesi ve sinyalizasyonunda önemli bir rol oynayan safra asitleri nedeniyle fetal metabolik programlamayı değiştirebilir. Koenzim A üretimi için gerekli olan pantotenik asitteki artış, karbonhidrat, protein ve yağ metabolizmasındaki önemli değişikliklere işaret etmektedir. Yüksek serum DGLA seviyeleri, metabolik anormallikler için potansiyel bir biyobelirteç olarak öne çıkmaktadır. Artan plazma kinurenin seviyeleri ise kardiyovasküler riskleri öngörebilir. Bu metabolik profillerin ve yolakların doğrulanması için daha büyük, hedefe yönelik çalışmalara ihtiyaç vardır.