Diffüz büyük B hücreli lenfomalarda BAFF ilişkili reseptör ekspresyonlarının incelenmesi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Temel Onkoloji A.B.D., Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2010
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: NÜKET ÜZÜM
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): AYŞEGÜL ÜNER
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Diffüz büyük B hücreli lenfoma (DBBHL) ülkemizde ve Batı ülkelerinde en sık görülen lenfoma tipidir. Son yıllarda DBBHL Hans kriterlerine göre immünofenotiplendirilerek germinal merkez B hücre benzeri ve germinal merkez B hücre benzeri olmayan olmak üzere iki alt gruba ayrılmıştır. Ancak 2008 Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) sınıflamasında DBBHL'ların geleceğini öngörebilmek için gerekli prognostik parametreler belli değildir. BAFF ve APRIL; TNF ailesi üyesidir. Her iki ligand BCMA ve TACI reseptörlerine bağlanır. Ayrıca BAFF spesifik olarak BAFF-R'üne bağlanır. BAFF ve BAFF ilişkili reseptörler B hücre ontogenezinde rol alırlar. Bu çalışma kapsamında Hacettepe ve Gazi Üniversitesi Patoloji ABD'da 1999-2009 tarihleri arasında tanı alan ve yeterli doku örneği arşivimizde mevcut DBBHL'larda immünohistokimyasal yöntemle BAFF ilişkili reseptör ekspresyonları, EBER in situ hibridizasyon yöntemi ile EBV varlığı araştırıldı. Verilerin değerlendirilmesi SPSS 15.0 programı kullanılarak yapıldı ve genel sağkalım analizleri Kaplan-Meier metodu ile yapıldı. Araştırma kapsamındaki 335 DBBHL olgusunun %50.7'si erkek olup, ortalama yaş 54 idi. Olguların %53'ü germinal merkez benzeri gruba dahildi. Ortalama Ki-67 proliferasyon indeksi 68.8 idi. %4.2'sinde EBER in situ hibridizasyon yöntemi ile EBV pozitifliği saptandı. İmmünohistokimyasal yöntemle olguların tümünde BAFF ve BCMA, %77.3'ünde APRIL, %90.8'inde BAFF-R ve %32'sinde TACI ile pozitiflik görüldü. EBV pozitifliği ve ileri tümör evresi ile kötü prognoz arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki görüldü. Germinal merkez B hücre benzeri fenotip gösteren olgularda istatistiksel olarak anlamlı olmamakla birlikte prognoz daha iyi seyretmekteydi. Ek olarak, BAFF ile kuvvetli boyanan, BAFF-R ve TACI ile pozitiflik gösteren, BCMA ile zayıf boyanan olguların daha kötü klinik gidiş sergilediği ancak istatistiksel olarak anlamlılık sınırına ulaşmadığı saptandı. BAFF ilişkili reseptörlerin lenfomagenezisteki rolünü, hastaların prognozlarını belirlemede ve tedavide kullanılabilirliğini saptamaya yönelik yeni çalışmalara gereksinim vardır.