Folat reseptörü ifade eden immün hücrelerin tümör mikroçevresine infiltrasyonu ve kemoterapi direnci


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Dahili ve Cerrahi Araştırmalar, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SİBEL GÖKŞEN

Danışman: GÜNEŞ ESENDAĞLI

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Meme kanserinin gelişiminde, ilerlemesinde, metastazında ve direnç mekanizmalarının gelişiminde miyeloid hücreler kritik bir öneme sahiptir. Çalışmamız iki ana kısımdan meydana gelmektedir. i. Meme kanseri gelişimi boyunca miyeloid hücrelerin zamana bağlı olarak tümör mikroçevresinde ve farklı organlardaki sistemik etkilerinin incelenmesi amaçlanmaktadır. ii. P-gp ifadesine bağlı meme kanseri gelişiminin tümör ve metastatik odak olan akciğer dokularındaki miyeloid hücrelerin dağılımı ve kemoterapi uygulamalarıyla mikroçevre dinamiğindeki değişimlerin araştırılması amaçlanmaktadır. Tümör dokusunda zamana bağlı olarak miyeloid hücrelerin infiltrasyonu değerlendirildiğinde, makrofaj popülasyonlarının tüm aşamalarda en önemli popülasyon olduğu görüldü. Özellikle immün baskılamayı teşvik eden CD206+ makrofajlardaki FRβ ifadesinin ileri dönemlerde belirgin düzeyde arttığı gösterilmiştir. EMT6/AR1 tümör modelinde tümör gelişiminin erken döneminde EMT6 tümör modeline göre CD206+FRβ+ makrofajların anlamlı bir oranda arttığı gözlenmiştir. Geç dönemde ise, CD206+FRβ+ makrofajların azaldığı görülmektedir. Erken dönem kemoterapi tedavisi alan gruplarda tümör modelinden bağımsız olarak DOX tedavi gruplarında diğer tedavi gruplarına göre tümördeki CD206+FRβ+ makrofajların arttığı görülmüştür. Akciğer dokusundaki alveolar makrofajlar ise oldukça azalmıştır. Geç dönem kemoterapi alan gruplarda EMT6 tümör modelinde tedavi gruplarında kontrol grubuna göre akciğere infiltre olan monositlerin azaldığı, EMT6/AR1 tümör modelinde ise aksine arttığı gösterilmiştir. Kemoterapi uygulamasından bağımsız olarak farklı P-gp ifadesine sahip tümör modellerindeki monosit infiltrasyonlarındaki fark önemli bulunmuştur.