19. yüzyıl tarih felsefelerinde akıl ve ilerleme arasında kurulan ilişki: Hegel, Marx, Comte
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Felsefe A.B.D., Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2010
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: CENGİZ İSKENDER ÖZKAN
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): CEMAL GÜZEL
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:19. Yüzyılda tarihin ilerlediği ve bu ilerlemenin de belirli yasa ve ilkelere göre olduğu yollu düşünce çağın tarih felsefelerini en belirgin özelliği olarak görülerek eleştirilmiştir. Özellikle de tarihte bir ilerlemeden söz edilemeyeceği ya da tarihte bir zorunluluk ya da tarihsel öngörünün olanaksız olduğu gibi karşı çıkışlar aslında 19. Yüzyılın tarih tasarımlarına bir eleştiri olarak öne sürülmüştür. Bu çalışmanın amacı tarihte bir ilerlemenin, bir zorunluluğun ya da rastlantısallığın, akla uygunluğun ya da akıl dışılığın olup olmadığı konusundaki görüşlerin nedenlerinin belirlenmesidir. Bu bağlamda `ilerleme'den ne anlaşılması gerektiği, 19. yüzyılda bu kavramın hangi temel üzerinde öne sürüldüğü çağın üç önemli tarih felsefesi bağlamında, Hegel'in, Marx'ın ve Comte'un görüşleri bağlamında tarihte ilerlemeden ve akla uygunluktan ne anlaşıldığı ele alıncaktır.Bu bağlamda çalışmanın birinci bölümünde ilerleme inancının tarihsel kökleri Yeniçağ ve Aydınlanmanın akıl anlayışı ile ilişki içinde ortaya konulacaktır. 19. Yüzyılın tarih felsefelerinin ilerleme tasarımı üzerinde Modern felsefe ve Aydınlanmanın etkilerinin olup olmadığı gösterilmeye çalışılacaktır.İkinci Bölümde Hegel'in tarih tasarımı ortaya konulacaktır. Bu bağlamda Hegel'in ilerleme tasarımı ile akıl anlayışı arasında kurduğu ilişki ele alınacak ve Hegel'in tarihte gördüğü ilerleme ile aklın diyalektik olarak gelişmesi arasında kurduğu ilişki gösterilmeye çalışılacaktır.Üçüncü Bölümde Hegel'in felsefesini ayakları üzerine oturttuğunu söyleyen Marx'ın materyalist tarih tasarımı ortaya konulacaktır. Bu tarih görüşündeki materyalist temeller üzerinde tarihin kaçınılmazlığı ya da belirli bir aşamaya doğru zorunlu ilerleyişi ile ekonominin zorunlu yasaları arasında kurduğu ilişki Marx'ın akıl ve ilerleme arasında kurduğu ilişki olarak ortaya konulmaya çalışılacaktır.Dördüncü Bölümde pozitivist bilim ve tarih görüşünün temsilcisi olarak seçilen Comte'un akıl ve bilim anlayışı sunulacak ve bu anlayış üzerinde temellendirdiği tarih anlayışı ve ilerleme tasarımı ortaya konulacaktır.Sonuç Bölümünde ise tarihin belirlenimci tarih felsefelerinde ileri sürüldüğü gibi zorunlu ve akla uygun bir tasarımının olup olamayacağı ve böyle bir tasarım içinde akla uygun bir ilerlemeden söz edilebilip edilemeyeceği, edilecekse `ilerleme'den ve `akıl'dan ne anlamak gerektiği ortaya konulacaktır.