Semptomatik dermografizm ve kronik spontan ürtikerli hastalar arasındaki klinik ve laboratuvar farklılıkların karşılaştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi (Türkçe), Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ANAHITA SADIDI HERIS

Danışman: Sibel Doğan Günaydın

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Kronik ürtiker (KÜ), altı haftadan uzun süren, ürtiker, anjioödem (AÖ) veya her ikisinin ortaya çıkmasıyla karakterize, yaşam kalitesini bozan heterojen bir hastalıktır. KÜ, kronik spontan ürtiker (KSÜ) ve kronik indüklenebilir ürtiker (KİÜ) olarak ikiye ayrılırken, KİÜ'nün en yaygın alt tipi semptomatik dermografizm (SD) olarak tanımlanır. Bu çalışmanın amacı, SD, SD+KSÜ ve izole KSÜ hastalarının demografik özellikleri, kötüleştirici faktörleri, komorbiditeleri, klinik ve laboratuvar bulgularını karşılaştırmaktır. Her üç grup için hazırlanan anket formları yüz yüze görüşmelerle doldurulmuştur ve klinik özellikler ve laboratuvar verileri değerlendirilmiştir. Toplam 138 hasta (SD:38, SD+KSÜ:46 ve KSÜ:54) çalışmaya dahil edildi. Tüm KÜ alt tiplerinde (%84,1) kadın cinsiyetinin baskın olduğu izlendi. SD grubu, KSÜ'ye göre daha genç yaşta (35 ± 12.50 vs 44.70 ± 12.91, p=0.002) ve hastalık başlangıç yaşı daha da düşüktü (29.37 ± 13.98 vs 38.09 ± 13.93, p=0.009). En sık AÖ SD+KSÜ grubunda görülürken (%78,3), SD hastalarının %18,4'ünde de AÖ mevcuttu ve bu hastaların çoğu (%60) tedavi almıyordu. En yüksek atopi oranı SD'de (%58) idi ve SD+KSÜ'de, KSÜ'ye göre daha yüksek bulundu. Alerjik rinit anlamlı olarak SD'de daha yüksek bulundu (p=0.042). Psikolojik stres, en sık kötüleştirici faktör olarak bildirildi ve en yüksek oran SD+KSÜ (%91,3) grubunda saptandı. İlaçların ürtikeri kötüleştirme oranı tüm gruplarda literatüre göre daha yüksek bulundu. SD+KSÜ grubunda CRP ile hastalık aktivitesi arasında anlamlı ilişki saptandı (p=0.037). Sonuç olarak, SD+KSÜ grubu, KSÜ'ye kıyasla daha yüksek AÖ, atopi oranı ve hastalık aktivitesi ile farklı bir kombine endotip profili gösterdi; ancak komorbidite ve lezyon süresi açısından anlamlı fark izlenmedi. SD grubunda AÖ'nün sorgulanmasının önemi ile birlikte, alevlenmelerde ilaç öyküsünün dikkatle değerlendirilmesi gerektiği bu çalışmada vurgulanmaktadır.