Küresel kapitalist dönemde merkez bankacılığının dönüşümü: Türk Merkez Bankası örneği


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, SİYASET BİLİMİ VE KAMU YÖNETİMİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BURHAN BEKTAŞ

Danışman: ÖRSAN ÖCAL AKBULUT

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Merkez Bankaları ve kapitalizm, uzunca bir geçmişe sahiptir. Ancak, özellikle kapitalizmde 1980 sonrası dönemde geçirilen dönüşümle birlikte hem gelişmiş hem de az gelişmiş ülkelerin finansal kapitalist sisteme entegrasyonunda merkez bankalarının bağımsızlığı ve rolü kritik bir öneme sahip olmuştur. Akademik çalışmalarda Merkez Bankaları ile ilgili tartışmalar genel olarak bağımsızlıkları üzerine yoğunlaşmıştır. Ancak bu kurumlar, bağımsızlık tartışmalarının ötesinde birçok farklı anlam taşımaktadırlar. Hem kamusal alan hem de özel alan ile olan ilişkileri, tıpkı kapitalizmde olduğu gibi, zaman içerisinde dönüşüm göstermiştir. Benzer şekilde finansallaşma döneminde de bir dönüşüm yaşanmıştır. Finansal dönemde ortaya çıkan apolitikleştirme söylemi ile birlikte ekonominin siyasetten bağımsız yönetilmesine yönelik düşünce oluşmuştur. Böylelikle ekonominin uluslararası finansal kurumlar tarafından yönetilmesi amaçlanmıştır. Bu kurumlar tarafından dayatılan politikaların bütün ülkelerde benzer olması ve yerelde takibi için devlet-kapitalizm ilişkisinin her iki tarafında da bulunan bir kuruma ihtiyaç duyulmuştur. Bu görev özellikle finansal yapılarla ilişkisi de düşünüldüğünde merkez bankalarına verilmiştir. Dolayısıyla bu çalışmada küresel kapitalizmin ve finansallaşmanın yükseliş nedenleri incelendikten sonra apolitikleştirme ekseninde merkez bankacılığı, devlet ve kapitalizm ilişkisinin zaman içerisinde nasıl bir dönüşüm geçirdiği ele alınmıştır. Ardından Türk Merkez Bankası örneği odağında küresel kapitalistleşme sürecinde gelişmekte olan ülkelerde merkez bankasının rolü incelenmiştir. Çalışmanın amacı, merkez bankalarının 1980 sonrası dönemde ortaya çıkan yeni yaklaşımlarla birlikte nasıl bir dönüşüm geçirdiğini ve bu dönüşümlerin, Türkiye örneğine yansımaları ve hangi süreçlerden geçtiğini incelenmesidir.