Çocuklardaki halitozisin ağız sağlığı ve dil fırçalama ile ilişkisinin klinik ve mikrobiyolojik olarak değerlendirilmesi
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Pedodonti A.B.D., Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2011
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: TÜLİN İLERİ KEÇELİ
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): MERYEM UZAMIŞ TEKÇİÇEK
Özet:İki aşamadan oluşan bu çalışmanın birinci amacı, çocuklarda ağız kaynaklı halitozisi (ağız kokusu) etkileyen faktörleri belirlemek, ikinci amacı ise dil fırçalamanın çocuklarda ağız kokusu üzerindeki klinik ve mikrobiyolojik etkilerini değerlendirmektir. Araştırmanın birinci aşamasında çalışmaya, yaşları 4-13 arasında değişen 151 hasta dahil edilmiştir. Halitozisin değerlendirilmesinde, organoleptik değerlendirme ve sülfür monitorizasyonu yöntemleri kullanılmıştır. Ağız sağlığının durumunun değerlendirilmesinde ise DMFT, DMFS, dmft, dmfs indeksleri, plak indeksi, gingival indeks, sondlamada kanama, dil patolojisi, dil kaplaması varlığı, yiyecek birikimi varlığı (food impaction), tükürük pH'sı, tükürük akış hızı ve tükürük tamponlama kapasitesi parametreleri kullanılmıştır. Sülfür monitorizasyonu yöntemi ile halitozis varlığı tespit edilen ve gönüllü olarak araştırmaya katılmayı kabul eden 69 hasta araştırmanın ikinci kısmına dahil edilmiştir. Araştırmanın ikinci kısmına dahil edilen 69 hasta tedavi gruplarına rastgele ayrılmıştır. Grup 1: Hastalara detertraj polisaj işlemi yapılmış ve ağız hijyeni eğitimi ile birlikte dil fırçalama eğitimi verilmiştir. Grup 2: Hastalara detertraj polisaj işlemi yapılmış ve ağız hijyeni eğitimi verilmiştir. Her iki grupta mikrobiyolojik değerlendirme için dil kaplaması örnekleri alınmıştır. İki hafta sonra klinik muayeneler tekrar yapılmış ve mikrobiyolojik değerlendirme için dil kaplaması örnekleri alınmıştır.Grup 1 ve Grup 2'de organoleptik skorlar, VSC düzeyleri, dil kaplaması, sondlamada kanama, plak indeksi ve gingival indeks parametrelerinde istatistiksel olarak anlamlı azalma görülmüştür (p<0,05). Grup 1'de, dil kaplaması skorlarındaki azalma istatistiksel olarak anlamlıdır (p<0,05). Mikrobiyolojik değerlendirmede sırasıyla Veillonella, Prevotella, Fusobacterium, anaerop gram negatif indol negatif katalaz negatif basiller (Anaerop GNR indol ? , katalaz ? ) Actinomyces ve Peptostreptococcus türleri dil kaplaması örneklerinde en çok üreyen anaerop bakterilerdir. Grup 1 ve Grup 2'de 2 hafta sonunda anaerop ve aerop bakteri yükü ortalamaları arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı değildir. Bu araştırmada, dil fırçalamanın dil kaplamasını azaltmada etkili bir yöntem olduğu gösterilmiştir.