Biyopolitik üretim kavramsallaştırmasının otonomist Marksist literatür içerisindeki konumu
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sosyoloji A.B.D., Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2015
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: EMRE ÖZCAN
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): AYÇA GELGEÇ BAKACAK
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Marksist tarih okumasının derinlikli incelediğimizde, Marx'ın özellikle Ekonomi Politiğin Eleştirisine Katkı'nın önsözündeki cümlelerine dayanarak komünizmi getirecek olan sermayenin nihai krizinin, üretim ilişkilerinin üretici güçleri geliştiremediği noktada başlayacağını vurgulayıp sermayenin kendini olumlama pratiğinden hareket eden erekselci yorumlar ile Marx'ın kapitalizmin tarihini emeğin ücretli emek biçimi altında sınıflaştırılmasının tarihi üzerinden irdeleyen yaklaşımı doğrultusunda sınıflar mücadelesinin politik tarihine referansla emeğin politik olumlanması üzerinden okuyan iki farklı yaklaşım öne çıkmaktadır. Otonomist Marksizm, emeğin sermaye karşısındaki otonomluğundan ve yıkıcı politik gücünden hareketle kapitalist üretim biçimindeki dönüşümlerin emeğin sermayeyi krize sokma kudretinden kaynaklı olduğunu savunarak emeğin kendini olumlamasının öznelliğine işaret eden yaklaşımın temsilcisidir. Otonomist Marksistler, Marx'ın emeğin ücretli emek biçimi altında sınıflaştırılma süreçlerini, başka bir anlamda sermayenin değer üretme ilişkilerindeki dönüşümlerinin ifadesi olan "biçimsel" ve "gerçek" tahakküm dönemlendirmelerini, sınıf bileşimi kavramı odağında emeğin kendini olumlaması üzerinden okuyarak kapitalist üretim biçiminin tarihsel gelişimini incelemektedir. Otonomist Marksistler, bu iki evreninin ardından, değer üretiminin zamanın ve mekânın ötesine taşarak hayatın bütününün değerlenme süreçlerine tabi olduğu, yani değerin ölçüsünün emek zaman olmaktan çıktığı, sermayenin büyük bir boşalma yaşayarak üretimi, toplumsal yaşamın üretimi olarak kurduğu yeni bir evreye girdiğini düşünmekte ve bu evreyi "biyopolitik üretim" dönemi olarak kavramsallaştırmaktadır. Bu dönemi, Marx'ın "üretken ve üretken olmayan emek", "genel zekâ" gibi yeniden üretime soktukları kavramları etrafında inceledikleri gibi kendilerine özgü olarak geliştirdikleri "maddi olmayan emek", "işin reddi", "toplumsal fabrika" gibi kavramsal çerçeveyle de okuyarak ayakları yere sağlam basan bir zemine oturtmaktadırlar. Sermayenin "biyopolitik üretim" döneminde bu yeni değer üretme ilişkileri karşısında emeğin kurucu gücünü inşa edecek olan ise onlar için "çokluk" kavramıdır. Tüm bunların ışığında bu çalışma, öncelikli olarak Otonomist Marksizmin tarihsel gelişimini değerlendirmekte, ardından Marx'ın "biçimsel ve gerçek tahakküm" dönemlendirmelerini ayrıntılarıyla ele alarak bu dönemleri izleyen "biyopolitik üretim" sürecini Otonomist Marksist literatürün sunduğu geniş kavramsal çerçeve etrafında çözümlemekte ve "çokluk" kavramını bu sürecin karşısında sınıfın sınıf olarak reddinin olanağı olarak sunmaktadır. Anahtar Sözcükler: Otonomist Marksizm, biçimsel ve gerçek tahakküm, biyopolitik üretim, çokluk.