Tip 1 diyabette diyet proteinlerinin ve yağlarının kan glukozu üzerine etkilerinin belirlenmesi
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Beslenme ve Diyetetik A.B.D., Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2014
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: NEŞE KAYA
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): HÜLYA GÖKMEN ÖZEL
Özet:Kaya, N. Tip 1 Diyabette Diyet Proteinlerinin ve Yağlarının Kan Glukozu Üzerine Etkilerinin Belirlenmesi. Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Beslenme ve Diyetetik Programı Doktora Tezi, Ankara, 2014. Bu araştırma, çoklu doz insülin tedavisi alan tip 1 diyabetli bireylerde diyet proteinlerinin ve yağlarının kan glukozu üzerine etkilerinin belirlenmesi ve prandial insülin dozunun hesaplanmasında karbonhidrat sayımına ek olarak yağ-protein sayımının yapılmasının kan glukoz profili üzerine etkilerinin belirlenmesi amacıyla, 16-18 yaşları arasında 30 tip 1 diyabetli birey ile yürütülmüştür. Tüm bireylere farklı günlerde standart öğün (SÖ-karbonhidrat/insülin oranına göre insülin dozu), yüksek proteinli test öğünü (YPÖ-karbonhidrat/insülin oranına göre insülin dozu), yüksek proteinli-yüksek yağlı test öğünü (YPYÖ-a- karbonhidrat/insülin oranına göre insülin dozu) ve yüksek proteinli-yüksek yağlı test öğünü (YPYÖ-b- karbonhidrat/insülin oranına ve yağ-protein oranına göre insülin dozu) olmak üzere toplam 4 farklı kahvaltı öğünü verilmiştir. Öğün tüketiminin 0., 30., 60., 90., 120., 150., 180., 210. ve 240. dakikalarında kapiller kan örneği alınarak öğünlerin kan glukoz profilindeki etkileri incelenmiştir. Çalışmada, 0-90.dk. arasında kan glukoz düzeylerinin SÖ veya test öğünleri tüketimi ile değişmediği (p>0.05), 120-240.dk. arasındaki ölçümlerde YPYÖ-a sonrası ölçülen kan glukoz düzeylerinin YPYÖ-b sonrası ölçülen değerlere göre daha fazla olduğu bulunmuştur (p<0.05). Öğünlerin postprandial glukoz yanıtına etkileri incelendiğinde, erken (0-120 dk) yanıtta, öğünler arasında arasında fark olmadığı bulunmuştur (p=0.405). Geç (120-240 dk) yanıtta SÖ, YPÖ ve YPYÖ-a fark bulunmazken, YPYÖ-b sonrası yanıtın SÖ, YPÖ ve YPYÖ-a sonrası yanıta göre önemli derecede düşük olduğu bulunmuştur (p=0.032). Öğünlerin glisemik indeksleri incelendiğinde, 0-120 dk. rölatif glisemik indekste öğünler arasında fark bulunmazken, 120-240 dk. YPYÖ-a'nın rölatif glisemik indeksinin (118.92±44.62), SÖ (100.00±0.00) ve YPYÖ-b'ye (95.03±39.01) göre önemli derecede yüksek olduğu, ayrıca YPYÖ-b'nin rölatif glisemik indeksinin YPÖ'ye (109.77±37.42) göre düşük olduğu bulunmuştur (p=0.046). Benzer şekilde 0-240 dk.'da YPYÖ-a'nın rölatif glisemik indeksinin (110.47±25.95), SÖ (100.00±0.00) ve YPYÖ-b'ye (94.98±24.38) göre önemli derecede yüksek olduğu bulunmuştur (p=0.046). Yağ-protein sayımı yapılmasının, geç dönemde, karbonhidrat sayımına göre glukoz yanıtında önemli düzeyde azalmaya yol açtığı görülmüştür (p=0.032). Bu çalışmada çoklu doz insülin tedavisi alan tip 1 diyabetlilerin öğün öncesi insülin dozunun yağ ve proteinler de dikkate alınarak öğünün bileşimine özgü olarak ayarlanmasının öğün sonrası glisemik profilde olumlu sonuçlar verdiği belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Tip 1 diyabet, diyet proteinleri ve yağları, yağ-protein sayımı, glukoz yanıtı. Bu tez, Klinik Enteral Parenteral Nutrisyon Derneği (KEPAN) tarafından desteklenmiştir.