COVID-19 pandemisinin Almanya'daki Türk ve Leh göçmenlerin doğurganlık tercihlerine etkisi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Nüfus Etütleri Enstitüsü, NÜFUSBİLİM ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: İngilizce

Öğrenci: FERHAT OYTUN YALÇIN

Danışman: AYŞE ABBASOĞLU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

COVID-19 salgını, ruh ve beden sağlığı, ekonomi, insan hakları ve güvenlik gibi hayatın çeşitli alanlarında etkilerini gösteren, çok yönlü, ciddi bir krizdir. Bu etkiler, COVID-19 eğer bir yerde insanlar yaşıyorsa oraya ulaşmış, küresel ölçekte etkili bir pandemi olduğu için, tüm dünyada hissedilmiştir. Etkileri tüm dünyada hissedilse de her ülke ve her ülkedeki her alt nüfus, bu etkileri kendine özgü bir şekilde, bazıları diğerlerinden daha şiddetli bir şekilde, hissetmiştir. Bu tezde, bu araştırma alanına katkı sağlamak amacıyla, COVID-19 pandemisinin doğurganlık tercihleri üzerindeki etkisi incelenmiştir. Alman Aile Paneli (pairfam) çalışmasından elde edilen veriler, Almanya'da ikamet eden nüfusun farklı gruplarında COVID-19 krizinin etkisini ölçmek amacıyla ilgili betimsel ve çok değişkenli analizlerin yapılması için kullanılmıştır. COVID-19'un farklı gruplar üzerindeki etkilerini karşılaştırmak için iki göçmen popülasyonu seçilmiştir: Türk ve Leh göçmenler. Bu popülasyonlar Alman yerli nüfusuyla ve birbirleriyle karşılaştırılmıştır. Yapılan analizlerle dört araştırma sorusuna yanıt aranmıştır. "COVID-19 pandemisinin Almanya'da doğurganlık tercihlerini etkisi nelerdir?", "Türk ve Leh göçmen gruplarına odaklanarak, göç olgusu COVID-19 pandemisinin doğurganlık tercihleri üzerine olan sonuçlarını ne şekilde etkilemiştir?", "COVID-19 pandemisinden önce ve sonra doğurganlık tercihlerini etkileyen faktörler, göç dahil olmak üzere, ne şekilde değişmiştir?", "Hangi faktörler, göç dahil olmak üzere, Almanya'da doğurganlık idealleri ve niyetlerinin değişiminde etkili olmuştur?". Sonuçlar, bazı durumlarda farklı çocuk sayısı düzeylerine ve farklı cinsiyetlere sahip bu farklı göçmen gruplarının, COVID-19'un etkilerini farklı şekillerde ve farklı boyutlarda deneyimlediklerini göstermiştir. Ortalama ideal çocuk sayısı genel olarak değişmese de lojistik regresyon modelinde de görüldüğü gibi yüksek doğurganlık normunun COVID-19 sonrası dönemde de etkili olduğu birinci. nesil Türk göçmenler için önemli ölçüde bir artış görülmüştür. Yerli Almanlara kıyasla ikinci nesil Türk göçmenlerin ikiden fazla çocuk idealine sahip olmaya daha meyilli oldukları saptanmıştır. Gerçekçi şekilde doğum niyetlerine sahip cevaplayıcıların, 1. nesil Leh göçmenler dışında, bütün gruplarda payı azalmıştır. Göç durumunun yüksek doğurganlık idealinden vazgeçilmesi ile istatistiksel olarak anlamlı bir ilişkisi bulunmamıştır. Ancak, gerçekçi doğum niyetlerinden vazgeçmeye yatkınlığın 2. nesil Türk göçmenler arasında yerli Alman nüfusa kıyasla daha az olduğu görülmüştür. Sonuçlar belirsizlik ve terör yönetimi hipotezleri çerçevesinde yorumlanmıştır.