Artiküler eminens pnömatizasyonu ile sfenoid sinüs pnömatizasyon ilişkisinin konik ışınlı bilgisayarlı tomografi görüntülerinde değerlendirilmesi


Tezin Türü: Diş Hekimliğinde Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Diş Hekimliği Klinik Bilimler Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: EZGİ KATI

Danışman: Gökçen Akçiçek

Özet:

Değerlendirilmesi. Hacettepe Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş ve Çene Radyolojisi Uzmanlık Tezi, Ankara, 2023. Pnömatizasyon, kemik içerisinde yerleşimli hava dolu kavitelerdir. Artiküler eminens (AEP) ve glenoid fossa pnömatizasyonu (GFP), temporal kemiğin zigomatik prosesinde yer alan hava dolu kavitelerdir. Bu hava dolu hücreler enfeksiyon yayılımı ve cerrahi müdahalenin şeklinin belirlenmesinde etkilidir. AEP radyografik görünümüne göre uniloküler ya da multiloküler olabilir ve multiloküler tipin trabeküler varyantı bulunur. Sfenoid sinüs, sfenoid kemikte yer alan ve pek çok anatomik oluşumla komşu bir yapıdır. Sfenoid sinüs boyut ve pnömatizasyon açısından oldukça fazla değişkenlik gösterir. Sfenoid sinüs pnömatizasyonu (SSP), posteroanterior yönde konkal, presellar, sellar ve postsellar tip olmak üzere dört grupta, postsellar tip pnömatizasyon ise subdorsal, dorsal, oksipital ve kombine tip olacak şekilde yine dört alt grupta, lateral SSP ise pterygoid, büyük kanat ve tam lateral (pterygoid ve büyük kanat) olmak üzere üç tipte incelenebilir. Ayrıca küçük kanat ve anterior tip pnömatizasyonlar da mevcuttur. Bu çalışmanın amacı konik ışınlı bilgisayarlı tomografi (KIBT) görüntülerinde SSP ile AEP ve/veya GFP arasında ilişki olup olmadığını araştırmak, ayrıca SSP ile AEP ve/veya GFP prevalanslarını değerlendirmektir. Çalışmada, Ocak 2018 ile Ocak 2021 yılları arasında çeşitli nedenlerle Hacettepe Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş ve Çene Radyolojisi Anabilim Dalı'na başvuran 16-87 yaş aralığında 170'i (%29,7) erkek, 403'ü (%70,3) kadın toplam 573 hastanın arşivde bulunan KIBT görüntüleri incelenmiştir. Elde edilen verilere göre AEP ve/veya GFP prevalansı %64,0 olarak saptanmıştır. SSP'nda %55,5 ile en sık postsellar tip, %1,2 ile en nadir konkal tip pnömatizasyon tespit edilmiştir. SSP ile AEP ve/veya GFP arasında anlamlı ilişki saptanmıştır (p=0.000). Bu ilişkinin bireyin kemik yapısının pnömatizasyon göstermeye yatkınlığından kaynaklanabileceği düşünülmektedir.