Konut sorunu olan kadınların sosyal yardım deneyimleri ve uzmanların bakış açısı


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sosyal Hizmet A.B.D., Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: PELİN ŞATIROĞLU GÜLDALI

Danışman: Reyhan Atasü Topcuoğlu

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Barınma, bireyin fiziksel güvenliğini sağlamanın ötesinde, sosyal aidiyet, mahremiyet ve insan onuruna yaraşır bir yaşamın temel koşuludur. Ancak toplumsal eşitsizlikler, özellikle kadınlar açısından barınmayı kırılgan ve güvencesiz hale getirmektedir. Araştırmanın temel amacı, kadınların barınma deneyimlerinin yoksulluk ve konut politikaları ekseninde nasıl şekillendiğini, bu süreçte toplumsal cinsiyet, etnik kimlik, sınıf ve aile yapısı gibi kesişen eşitsizliklerle nasıl mücadele ettiklerini anlamaktır. Çalışmada feminist yöntem, bakış açısı ve sosyal çalışma kuramından yararlanılmıştır. Nitel araştırma desenine sahip çalışma İzmir'de çeşitli ilçelerden SED hizmetinden faydalanan 27 kadın ve 22'si meslek elemanı, 11'i SYDV personeli, 2'si STK temsilcisi 7'si İzmir Büyükşehir Belediyesi'nden sosyal hizmet uzmanı olan 42 uzman olmak üzere 69 kişi ile yapılan derinlemesine görüşmelere dayanmaktadır. Araştırmadan elde edilen veriler MAXQDA 2020 programı aracılığıyla tematik analizle çözümlenmiştir. Analiz sonucunda "Kadınların Barınma Mücadelesinde Sınırlılıklar ve Olanaklar", Kadınların Kötü Barınma Koşullarına Kapatılması ve Buna Karşı Geliştirdikleri Stratejiler" ve "Politika Önerileri" olmak üzere üç ana temaya ulaşılmıştır. Kadınların çoğunlukla yetersiz, insan onuruna yakışmayan koşullarda yaşadıkları, bu durumun yalnızca fiziksel değil aynı zamanda toplumsal ve kurumsal denetimle, cinsiyet normları ile iç içe geçmiş bir kapatılma haline dönüştüğü ve SED hizmetinin cinsiyet temelli kapatılmayı besleyen, son yıllarda barınma sorunlarının çözümü için kullanılan bir sosyal yardım aracı haline geldiği, bu araştırmanın öne çıkan bulgularıdır. Bu süreç çift yönlü kapatılma kavramıyla ifade edilmiştir. Çift yönlü kapatılma, kadınların kötü barınma koşullarına mekânsal olarak bağımlı bırakılırken aynı zamanda toplumsal cinsiyet normlarıyla gözetim ve denetime maruz bırakılmasını ifade etmektedir. Araştırma sonucunda sosyal yardımların kadınların yaşamlarını ataerkil normlara uygunluk üzerinden denetleyen ve kadını ekonomik ve sosyal bakımdan güçlendirmekten ziyade aile merkezli bir yaklaşımla kötü barınma koşullarına hapseden bir işleyişe sahip olduğu anlaşılmaktadır. Çalışmanın kadınların yoksullukla bağlantılı barınma deneyimleri görünür hale getirmesi ve kadın dostu konut politikası geliştirilmesine katkı sağlayacağı düşünülmektedir.