Medyapolis Vatandaşlarının Sesleri: Tanzimat Döneminde Anatoli ve Manzume-i Efkâr Gazetelerinde Okur Mektupları


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, SİYASET BİLİMİ VE KAMU YÖNETİMİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: OZAN ÇÖMELEKOĞLU

Danışman: Metin Yüksel

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu tez, Anatoli ve Manzume-i Efkâr gazetelerinde yayımlanmış okur mektupları üzerinden Tanzimat dönemi (1839-1876) sosyal ve siyasal hayatında kritik öneme sahip gazetecilik kültürüne alternatif bir yaklaşım sunuyor. Oldukça zengin olmasına rağmen bu zamana kadar üzerine detaylı bir araştırma bulunmayan bu kaynaklar, Osmanlı kültür tarihinin gözden kaçırılmış bir alanına, gazete okurlarının dünyasına ulaşılmasına olanak veriyor. İmparatorluğun 19. yüzyılda giriştiği reform hareketlerine yön veren ve devlet kurumlarında köklü değişimlerin yaşandığı Tanzimat döneminde, Osmanlı toplumu da bütün uyrukları arasında yeni bir eşitlik deneyimi tecrübe ediyordu. Bu çalışma, gazete okurlarının yazdıkları mektuplar aracılığıyla yaşanan toplumsal değişime nasıl katıldığının izini sürüyor. Gazetecilik tarihyazımının kültürel çalışmalar, metodolojik milliyetçilik ve ulusötesi yaklaşımların sağladığı perspektifle eleştirel bir biçimde incelendiği bu çalışmanın merkezinde yer alan medyapolis kavramı Osmanlı gazeteciliğinin ahlaki boyutunu ön plana çıkarıyor. Çalışmada vatandaşlık, içinde yaşanılan topluma dair bir sorumluluk bilinci, editörlere gönderilen mektuplar ise bu bilincin medya aracılığıyla dışavurumu olarak tanımlanıyor. Bu çerçevede Tanzimat dönemi boyunca Anatoli ve Manzume-i Efkâr'a gönderilen mektuplar vatandaşların düşüncelerini gazeteler yoluyla kamuoyuna sunma özgürlüğü ile yeni toplumsal değerleri inşa etmeyi amaçlayan siyasal bir pratik olarak değerlendiriliyor. Araştırma temelde iki soruya odaklanıyor: 1) Mektup yazarları, Tanzimat dönemi reform sürecine hangi konularda ne gibi toplumsal tahayyüller inşa ederek katılmaktaydılar? 2) Gazeteler aracılığıyla daha geniş bir kamuoyuyla paylaştıkları mektupları hangi pragmatik amaçlarla kullanmaktaydılar? Bu soruların incelenmesi Tanzimat'ın devletin ideolojisindeki değişimlerle ilişkilendirilen bir süreçten ibaret olmadığını ortaya koyuyor. Mektup yazarlarının Tanzimat'a ilişkin toplumsal tahayyülleri, adalet ve yasalar önünde eşitlik temelinde ve ilerlemeye duydukları inanç eşliğinde yalnızca basit adımlarla gündelik yaşam koşullarını iyileştirebileceklerine dair yeni bir kolektif psikolojiyi yansıtıyor. Mektup yazarları, yazılarında Osmanlılıktan açıkça söz etmeseler de söylemleri aracılığıyla onun imkânını ortaya koymuşlardır.