Otizm spektrum bozukluğu tanısı alan çocuklarda glutensiz kazeinsiz diyet modelinin serum zonulin ve claudin-5 seviyeleri ve bazı klinik semptomlara etkisi
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, DİYETETİK ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ELİF ÖZTÜRK
Danışman: Aslı Akyol Mutlu
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Otizm spektrum bozukluğu (OSB) tanılı çocukların nörotipik çocuklara kıyasla daha fazla beslenme sorunları ile karşılaştığı bilinmektedir. Bununla beraber OSB tanılı bireylerde abdominal ağrı, konstipasyon ve diyare gibi gastrointestinal semptomların arttığı ve bağırsak geçirgenliğinin arttığı görülmektedir. Bu çalışmada glutensiz kazeinsiz diyetin (GKD), kontrol diyetine (KD) kıyasla otizm spektrum bozukluğu parametreleri, serum zonulin, serum claudin-5 seviyeleri, gastrointestinal semptomları ve bazı klinik semptomları üzerine etkisinin araştırılması amaçlanmıştır. OSB tanılı 3-6 yaş arasında Karadeniz Teknik Üniversitesi, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları bölümüne başvuran 21 çocuk üzerinde tamamlanan bu araştırmada randomize olarak çocukların 11 tanesi GKD, 10 tanesi KD grubunda 12 hafta boyunca takip edilmiştir. Çalışmanın başında ve sonunda her iki gruba Çocukluk Çağı Otizm Derecelendirme Ölçeği (ÇODÖ), Sorun Davranış Kontrol Listesi (SDKL), Çocuklarda Yeme Davranışı Anketi (ÇYDA), Akdeniz Diyet Kalite İndeksi (KIDMED), Gastrointestinal Duyarlılık İndeksi (GDİ) ile Bristol Dışkı Ölçeği (BDÖ) uygulanmıştır. Çalışmanın başında ve 12. haftanın sonunda kan örnekleri alınıp serum zonulin ve claudin-5 derişimleri ölçülmüştür. Çalışmaya katılan çocukların 12'si erkek, 9'u kızdır. Çalışmanın başında ve sonunda yapılan değerlendirmelerde KD ve GKD grupları arasında antropometrik ölçümlerde anlamlı bir fark saptanmamıştır. Çocukların %51,7'sinin kan D vitamini düzeylerinde yetersizlik veya eksiklik saptanmıştır. GKD grubunda diyetle karbonhidrat ve kalsiyum diyetle alımları anlamlı olarak daha düşük bulunmuştur (p=0,022, p= 0,016). GKD grubu B9, B6 vitamini ve C vitaminlerini istatistiksel olarak anlamlı derecede daha fazla tüketmiştir (p=0,011, p=0,006, p=0,037). Zaman faktörü dikkate alındığında diyetle E ve B9 vitaminleri alım düzeylerindeki artış istatistiksel olarak anlamlıdır (p=0,002, p=0,014). GKD grubunda konstipasyon oranı üçüncü ayda daha yüksek bulunmuştur. Yeme davranışları açısından GKD grubunda gıdadan keyif alma ve yemek seçiciliği alt boyutları puanları istatistiksel olarak anlamlı derecede daha yüksekken, tokluk heveslisi ve duygusal az yeme alt boyut puanları daha düşüktür (p=0,09, p=0,042, p=0,03, p=0,026). KIDMED puanlarında her iki grupta da artış saptanmıştır (p=0,035). SDKL alt boyutlarında farklılık bulunmazken, ÇODÖ korku ve sinirlilik alt boyutunda KD grubundaki çocukların GKD grubuna kıyasla daha yüksek düzeyde korku ve sinirlilik sergilediği saptanmıştır (p 0,05). GDİ ile zonulin arasında pozitif yüksek korelasyon (r=0,757; p=0,011) saptanmıştır. Sonuç olarak GKD müdahalesi bazı makro ve mikro besin ögesi alımlarında yetersizliklere yol açabilmektedir. Ayrıca zonulin ve claudin-5 gibi biyolojik belirteçlerin davranışsal ve gastrointestinal semptom bulguları ile ilişkisi dikkat çekmektedir. Daha geniş örneklem sayısı ve daha uzun müdahale süresi olan çalışmalar ile bağırsak-beyin geçirgenliği ile ilgili biyobelirteçlerin klinik sonuçlarla ilişkisi daha ayrıntılı olarak incelenmelidir.