ABD Merkez Bankası politikalarından kaynaklanan piyasa risklerinin ölçülmesi: Türkiye ve gelişmekte olan ülkelerin riske maruz değerlerinin analizi


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İşletme A.B.D., Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2016

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ERTUĞRUL UMUT UYSAL

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): MEHMET BAHA KARAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

2008 yılında yaşanan küresel krizden sonra risk yönetimi sistemlerine yönelik eleştiriler artmıştır. Piyasa riski ölçüm yöntemleri de bu eleştirilerden payını almıştır. 2013 yılı sonrasında, Amerikan Merkez Bankası (FED) tarafından uygulanan parasal sıkılaştırma döneminde gelişmekte olan ülkelerde piyasa riskleri yükselişe geçmiş, hisse senetlerinin değerleri düşmüş, faizler ve kurlar artmıştır. Bu ülkelerin piyasalarında FED kararlarına karşı duyarlılık artmıştır. Bu çalışmada, parasal sıkılaştırma döneminde, gelişmekte olan 12 ülkede piyasa riskleri ölçülerek Riske Maruz Değer (RMD) hesaplamaları yapılmıştır. Öncelikle hisse senedi piyasalarına sonrasında ise oluşturulan portföylere yönelik yatırım yapıldığı varsayılmıştır. Ölçümlerde, Parametrik Yöntem, Ağırlıklı Tarihsel Simulasyon ve Klasik Tarihsel Simulasyon kullanılmıştır. Risk düzeyinin portföyde düştüğü tespit edilmiştir. Getiri ve RMD hesaplamaları ile portföy fiyatlamaları günlük olarak gerçekleştirilmiştir. Sonuçlar, Kupieck Test ile sınanmıştır. Ölçüm yöntemlerinin performansları karşılaştırmalı olarak analiz edilmiştir. Sharpe ve Riske Maruz Değer Tabanlı Sharpe Rasyosu ile risk/getiri düzeyleri değerlendirilmiştir. Çalışmada FED açıklamalarının küresel düzeyde gelişmekte olan ülkeleri eş anlı olarak etkilediği tespit edilmiştir. Gelişmekte olan ülkelerde getiri dağılımlarının normal olmadığı, Tarihsel Simulasyon Yöntemlerinin piyasa risklerinin ölçümünde başarılı olduğu, çeşitlendirmenin RMD'nin düzeyine, portföy performansına ve ölçüm yöntemlerinin başarısına etki ettiği sonuçlarına ulaşılmıştır. Parametrik Yöntemin ise normal dağılıma sahip olmayan portföylerde başarısız olduğu, ancak normal dağılıma daha yakın ve riski düşük portföylerde risk ölçümünde başarılı olabileceği sonucu elde edilmiştir. CDS düzeyleri yüksek olan ülkelerin volatilitelerinin ve piyasa risklerinin yüksek olduğu tespit edilmiştir.