Süt dişlerinde değişik kanama kontrol yöntemlerinin Ca(OH)2 veya MTA kullanılarak yapılan direkt pulpa kaplaması üzerine etkisi: Klinik ve radyografik bir çalışma
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Pedodonti A.B.D., Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2010
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: EBRU CANOĞLU
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): HAMDİ CEM GÜNGÖR
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu randomize ve prospektif çalışmada 55 çocuk hastanın 118 süt azı dişine direkt pulpa kaplaması uygulanmıştır. Dişler randomize olarak 6 gruba ayrılmıştır: Grup 1: Serum fizyolojik+ Ca(OH)2, Grup 2: Ferrik sülfat+ Ca(OH)2, Grup 3: Sodyum hipoklorit+ Ca(OH)2, Grup 4: Serum fizyolojik+MTA, Grup 5: Ferrik sülfat+MTA, Grup 6: Sodyum hipoklorit+MTA. Tüm dişlere kaplama materyalinin üzerine kimyasal sertleşen camiyonomer siman uygulanmıştır. Sonrasında total pürüzlendirmeli adeziv sistem ve ışıkla sertleşen kompozit rezin ile restorasyon tamamlanmıştır. Dişler 24 ay boyunca belirli aralıklarla klinik ve radyolojik olarak kontrol edilmişlerdir. Restorasyon değerlendirmeleri modifiye USPHS kriterlerine göre, sonuçlar ki-kare ve Friedman testleri ile belirlenmiştir. Sonuç olarak, direkt pulpa kaplamasının klinik ve radyolojik başarı oranları sırasıyla % 94,1 ve % 88,1 olarak bulunmuştur. Gruplar arasında klinik başarı yönünden anlamlı fark yok iken (p>0.05), radyolojik başarı açısından MTA gruplarında daha yüksek değerler elde edilmiştir (Grup 4, 5, 6) (p 0.05). Ancak MTA kullanılarak yapılan direkt pulpa kaplamalarının klinik başarısı (% 98,3) KH grupları ile karşılaştırıldığında (% 89,7) istatistiksel olarak daha yüksektir (p<0.05). İnternal rezorbsiyon ise Grup 2'de en yüksek oranda görülmektedir (p<0.05). Çalışmada üst çenede tedavi edilen dişlerin alttakilere göre klinik ve radyolojik yönden daha başarılı sonuçlar verdiği belirlenmiştir (p<0.05). Marjinal bütünlük skorlarının, çalışmanın klinik ve radyolojik sonuçları ile uyumlu olmadığı gözlenmiştir. Bu çalışmanın sonucunda, süt dişlerindeki okluzal kavitelerde mekanik yolla ekspoz olan pulpa üzerine sodyum hipoklorit, ferrik sülfat veya serum fizyolojik ile kanama kontrolü sonrası MTA ile direkt pulpa kaplaması yapılmasının uygun olduğu bulunmuştur. Ayrıca, kaplama materyali olarak kalsiyum hidroksit tercih edilecekse, kanama kontrol ajanı olarak ferrik sülfatın seçilmesinin internal rezorbsiyon yönünden risk oluşturduğu belirlenmiştir.