Mikrotübül inhibitörlerinin kanser hücrelerinde tehlike-ilişkili moleküler desen düzeylerine etkisinin araştırılması
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, TEMEL ONKOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SAKİNE ULUSOY
Danışman: GÜNEŞ ESENDAĞLI
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:. Kanser hücreleri hızlı ve kontrolsüz çoğalan hücrelerdir. Vinorelbin ve kolşisin gibi kemoterapötikler hücre döngüsüne ve DNA sentez mekanizmasına etki eder; mikrotübüllerin polimerazyonunu veya depolimerizasyonunu engelleyerek hücrelerin G2/M fazında tutulmasına neden olur. Vinorelbin mikrotübüllerin sonunda bulunan vinka bağlanma bölgesine bağlanarak mikrotübüllerin uzamasını engeller. Kolşisin ise çözünür formda bulunan tübülin dimerlerine bağlanarak tübülin-kolşisin kompleksi oluşturur. Bu tez çalışmasının hipotezi kapsamında hücre canlılığına zarar vermeyen konsantrasyonda uygulanan mikrotübül inhibitörleri nedeniyle G2/M fazında tutuklanan kontrol fibroblast ve kanser hücrelerinde immünolojik tehlike-ilişkili moleküler desen (danger associated molecular pattern,DAMP) moleküllerinin artış göstermesi incelenmiştir. Bu amaçla NIH/3T3, L929, 4T1, B16-F10 hücrelerinde, vinorelbin ve kolşisinin subtoksik konsantrasyonu belirlendi. Bu ajanların 10 saat ve 20 saat boyunca uygulanmasıyla G2/M oranında artış izlendi. Bu hücreleri senkron edebilmek amacıyla serum starvasyonu yapıldığında G0/G1 fazında tutulma görüldü. Senkron hale getirilmiş hücrelere vinorelbin ve kolşisin uygulandığında da 20 saat süren inkübasyonlarda G2/M oranında belirgin artış görüldü. Bu bulgular hücre iskeletindeki bozulma görüntülenerek doğrulandı. Hücre döngüsü blokajı altında gelişen hücresel stresin neden olduğu DAMP artışının belirlenmesi amacıyla 7 farklı DAMP geninin ifade düzeyindeki değişim incelendi. Vinorelbin ve kolşisin etkisi ile farklı koşullarda Hmgb1, Nlrp3, Il33, Hsp70, Hsp90, Ppia ve H3.3 DAMP genlerinin mRNA düzeyinde artış belirlendi. Hücre dışına salınan DNA molekül artışı ve HMGB1 proteininin nükleusun dışına çıkışı ile de stres durumu doğrulandı. Sonuç olarak, vinorelbin ve kolşisin mikrotübül polimerizasyonunu bozarak hücre döngüsünün G2/M fazında tutulmasına neden oldu. Hücre döngüsündeki bu blokajın hücresel stres oluşturduğu ve DAMP ifadesinde artışa neden olabildiğine dair yeni bulgular elde edildi.