Kuvaterner Gölcük (Isparta) volkanizmasına ait hidrovolkanik çökellerdeki magmatik ksenolitlerin petrolojik incelemesi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Jeoloji Mühendisliği A.B.D., Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2015
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: EFE AKKAŞ
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): HÜSEYİN EVREN ÇUBUKÇU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Isparta şehrinin GB'sinde bulunan Gölcük kalderasını meydana getiren Kuvaterner yaşlı potassik-ultra potassik volkanizma, başlıca effüzif (tefrifonolitik lavlar), ekstrüzif (kaldera içi trakitik lav domları) ve eksplozif (trakitik, traki-andezitik ignimbiritler ve freatomagmatikler) ürünler ile temsil edilmektedir. Kaldera sonrası meydana gelen hidrovolkanizma, plütonik/subvolkanik ksenolitlerce zengin üç ayrı pomza geri düşme ve taban yayılımı seviyesi meydana getirmiştir. Makro ölçekte ultramafik, mafik ve felsik olmak üzere tanımlanan plütonik/subvolkanik ksenolitler; modal mineralojilerine göre piroksenit, granat piroksenit, diyorit-monzodiyorit, monzonit ve (alkali feldispat) siyenit olmak üzere beş ayrı grup altında volkanizmanın diğer ürünleri ile birlikte incelenmiştir. Petrografik incelemeler boyunca, çok sayıda ksenolit örneğinin ana mineral içeriğini belirlemek ve gruplandırmak amacıyla, 10 farklı mineral grubunu (klinopiroksen, ortopiroksen, amfibol, olivin, mika, apatit, zirkon, K-feldispat, plajiyoklaz, manyetit) EDS verileri üzerinden hızlı ve doğru bir şekilde sınıflandırabilecek bir karar ağacı modeli de uygulanmıştır. Ultramafik ksenolitler modal olarak başlıca klinopiroksen ve mika içeren piroksenitler ile granat, klinopiroksenden oluşan granat piroksenitler ile temsil edilmektedir. Mafik-felsik ksenolitler başlıca klinopiroksen, mika, amfibol mezokümülatları ve değişken oranlarda feldispat mineralleri ile temsil edilmektedir. Ultramafiklerde, interstisyel cam paketleri ve granat oluşumları (simplektit doku) metasomatik süreçlerle ilişkilendirilirken, özellikle piroksenlerde gözlenen Fe-Mg difüzyonlarının neden olduğu yamalı zonlar, basınç azalmasına bağlı ergime süreçleri ile ilişkilendirilmiştir. Benzer dokuların daha az gözlendiği diğer ürünler olası magmatik rezervuarda daha sığ derinlikleri (~9-18 km) temsil etmektedir. Buna karşılık jeokimyasal olarak ilksel karakteristikleri (düşük LILE ve HFSE konsantrasyonları ile yüksek sayılabilecek Mg# ~60-75) ile tanımlanan piroksenitlerin olası rezervuarda alt kabuk (~30-36 km) yerleşimine sahip oldukları jeotermobarometre çalışmalarında gösterilmiştir. Jeokimyasal açıdan mafik-felsik ksenolitler, efüzif/eksplozif volkanik ürünler ile benzerlik gösterir. Granat piroksenitler uyumsuz LILE (La için 1000-10000 defa) ve REE (1000-10000 kat LREE, ~100 kat HREE için) bakımından oldukça zenginleşmiştir. Piroksenitlerin LILE ve HFSE bakımından diğer kayaç gruplarından daha fakir olduğu, buna karşılık benzer REE içeriklerine sahip oldukları belirlenmiştir. Genel anlamda mantoya göre 100-1000 kat LILE ve kondrite göre 400-1200 kat LREE zenginleşmesine karşılık; düşük HFSE konsantrasyonları (10-100 kat zengin), Gölcük volkanizmasına ait ürünlerin kökeninde LILE'ce zenginleşmiş litosferik kaynağın etkisini düşündürmektedir. Sonuç olarak olası magmatik rezervuar veya rezervuarlarda benzer kökensel karaktere sahip (genellikle LILE'ce zengin HFSE'ce tüketilmiş) magmanın farklı derinliklerde farklı fizikokimyasal etkiler altında, farklı magmatik süreçlerin etkisinde, farklı dokular ve mineral birliktelikleri ile tanımlanan Gölcük volkaniklerini ve ksenolitlerini meydana getirdiği düşünülmektedir.