Türkçe ve Farsça atasözlerinde hayvan metaforları: Bilişsel dilbilim çalışma
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İngiliz Dilbilimi A.B.D., Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2016
Tezin Dili: İngilizce
Öğrenci: SHAHROOZ POURHOSSEIN
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): IŞIL ÖZYILDIRIM
Özet:Bilişsel Dilbilim insan zihninin yapısının metaforik olduğunu ileri sürmektedir. Diğer bir deyişle, insanlar soyut kavramları daha somut kavramlar çerçevesinde kavramsallaştırmaktadırlar. Böylece, bize en yakın somut alan olan vücudumuz – diğer sosyal, kültürel ve coğrafi çevre ile birlikte – metaforik kavramsallaştırmalarımızda önemli bir rol üstlenmektedir. Bu çerçeveden bakıldığında, yaşadığımız çevrenin bir parçası olmalarından dolayı hayvanların da bilişimizin metaforik olarak yapılanmasında önemli bir rol oynadığını söyleyebiliriz. Bilişsel Metafor Kuramını yöntem olarak benimseyen bu çalışma, çevrelerinde bulunan hayvanların metaforik olarak kullanımıyla iki komşu ülkenin halkları olarak Türk ve İranlıların dünyayı benzer ya da farklı biçimlerde nasıl kavramsallaştırdıkları sorusuna yanıt aramaktadır. Tezin araştırma sorularını yanıtlamak amacıyla temel olarak Türkçe ve Farsça atasözlerinde hayvan metaforları içeren kaynak-alan-yönelimli bir çalışma planlanmıştır. Kültürel ve bilişsel açıdan zenginliği atasözlerinin araştırma materyali olarak seçilmelerinde önemli bir rol oynamıştır. Türkçe ve Farsça ortalama 12000 atasözünün taranmasından sonra araştırmada kullanılmak üzere 171 Farsça ve 187 Türkçe atasözü seçilmiştir. Bu amaçla toplanan veri hem betimleyici ve hem de bilişsel açılardan çözümlenmiştir. Çalışmanın hayvanların türü, kullanım sıklığı ve yaşadıkları ortam açılarından yapılan betimleyici çözümlemesinin sonuçları Türkçe ve Farsça atasözleri arasında hem benzerlik ve hem de farklılıklar olduğunu ortaya koymuştur. Her iki dildeki atasözlerinin bilişsel açıdan çözümlenmesi de hem kültürel ve hem de kavramsal açılardan kültüre bağımlı farklılıklar ya da benzerlikler olduğunu bize göstermektedir. Özet olarak, çalışmanın sonuçları kültürel ve coğrafi çevrenin insanın ve diğer deneyim alanlarının kavramlaştırılmasında önemli bir rol oynadığı görüşünü desteklemektedir.