Yenişehirli Avnî'nin Mir'ât-ı Cünûn'u bağlamında delilik kavramı
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Türk Dili ve Edebiyatı A.B.D., Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2017
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MERVECAN BAYKAN
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): ÖZGE ÖZTEKİN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Psikiyatri çağı öncesi Doğu medeniyetinde, akıl hastalıklarına dair hastane kayıtlarının kısıtlı olması sebebiyle delilik olgusuna dair ulaşılabilecek birincil kaynaklar tezkireler, seyahatnameler ve edebî eserlerdir. Klasik Türk edebiyatı bu noktada delilikle ilgili zengin bir çalışma alanı sunar. 19. yüzyıl öncesi delilik anlatıları genellikle Leylâ ile Mecnûn hikâyesinde, beşerî aşktan ilahî aşka doğru yükselen ideal yolculuğu anlatır. Bu yolculuğun olay örgüsünde kesretten vahdete ulaşmak önemli bir yer tutar. Osmanlı şiirinin son demlerinde mesnevî nazım şekli ile yazılmış bir hezliyat olan Mir'ât-ı Cünûn'da, klasik dönem delilik anlatılarından farklı bir delilik algısı vardır. Eserde yirmi yedi adet deli tipi bulunmaktadır ve bu tipler toplumun çeşitli kurumlarında karşımıza çıkabilen, normal görünen insanlardır. Avnî Bey, bu tiplerin bencilce davranışlarını, tutkularının esiri olmalarını ve birbirlerini nasıl ötekileştirdiklerini göstermede delilik aynasını seçmiştir. Avnî Bey'in delileri aynı zamanda birer sosyal temsil olarak karşımıza çıkmaktadır. Normallik-anormalik sınırlarının nasıl çizildiği, bir toplumun kültürel kodlarını okumamızı sağlayan kaynaklardan biridir. Mir'ât-ı Cünûn, 19. yüzyılda yaşanan değişimler karşısında toplumun bazı kurumlarında yaşanan çelişkiler, karşıtlıklar ve buhranın sosyal psikolojisini, insanların yeniliğe, değişime ve birbirine bakışını; sosyal tipler ve gruplar arasındaki etkileşimleri, karşıt davranışları ve toplumun çelişkilerini ihtiva eder. Bu çalışmadaki amacımız "delilik" kavramına ilişkin bilimsel bir teori ortaya koymak değildir. Çalışmanın ana amacı, Batı ve Doğu medeniyetlerinde ve edebiyatlarında "delilik" algısına dair bütüncül bir bakış açısına ulaşmak ve bu perspektifle, Mir'ât-ı Cünûn'da nasıl bir "delilik" algısı ortaya konduğu; normallik-anormallik sınırlarının nasıl çizildiği gibi sorulara cevap bulmaya çalışarak, mevcut dönemin sosyo-kültürel yapısının çözümlenmesine katkı sağlamaktır. Delilik kavramını sınırlandırmanın güçlüğü sebebiyle tarihsel metot kullanılmıştır. Araştırmalarımız sırasında, İslam medeniyetinde Psikoloji ilmi olarak da bilinen İlmü'n-nefs'in, insan psikolojisine ve deliliğin varoluşsal dinamiklerine dair kadim ve önemli bilgiler içerdiğini gözlemledik. İlmü'n-nefs, nefsin yahut ruhun çeşitli durumlarını nitelemekte, sapma ve hastalığının nedenlerini, arınma, terbiye ve tedavi yollarını izah etmektedir. Bu ilim sayesinde insanla ilgili realiteler, şahsiyetin sağlıklı bir şekilde oluşumunu sağlayan psikolojik durumlar, davranışları yönlendiren temel motivasyonlar sağlıklı bir şekilde incelenebilir. Anahtar Sözcükler Delilik, deli, cünûn, mesnevî, nefs, İslam psikolojisi, ilmü'n-nefs, psikoloji, sosyal psikoloji