Genç daimi diş köklerinde farklı kanal tedavisi yöntemlerinin in vitro koşullarda kırılma direncine etkisi


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Pedodonti A.B.D., Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2015

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BAHAR TEZEL ALIMCI

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): HAMDİ CEM GÜNGÖR

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Pulpası enfekte genç daimi dişlerde mineral trioksit agregatı (MTA) ile yapılan apeksifikasyon sonrasında uygulanan farklı kanal tedavisi yöntemlerinin kırılma direncine olan etkisi ile kökün servikal bölgesine yerleştirilen MTA'nın servikal kök kırığını önlemedeki etkisini incelemek için yapılan bu çalışmada toplam 112 adet çekilmiş insan daimi üst keser dişi kullanılmıştır. Dişlerin kök boyları 12 mm olarak ayarlandıktan sonra tüm dişlere genç daimi diş simülasyonu yapılmıştır. Negatif kontrol grubundaki dişlerin kök kanalları boş bırakılmış ve koronal dolguları yapılmamıştır. Pozitif kontrol grubundaki dişlere sadece MTA ile apikal tıkaç oluşturulup kanalların kalan kısmı boş bırakılarak koronal dolguları yapılmıştır. Diğer gruplardaki tüm dişlere de MTA ile 4 mm kalınlığında apikal tıkaç yapıldıktan sonra gruplara şu şekilde tedavi uygulanmıştır: FRC post-kök kanalına fiber post simantasyonu; GP/Endoplus-Endoplus kanal dolgu patıyla güta-perkanın lateral kondenzasyonu; GP/AH 26- AH 26 kanal dolgu patıyla güta-perkanın lateral kondenzasyonu. Alt gruplarda köklerin servikal üçlülerine 4 mm kalınlığında MTA yerleştirilmiştir. Üniversal test cihazı (instron) kullanılarak tüm dişlerin servikal bölgesine lingualden dişin uzun eksenine 135 derecelik açıyla kırık oluşana dek kuvvet uygulanmıştır. Dişlerin kırılmaya dayanabildiği maksimum kuvvetler Newton cinsinden kaydedilmiştir. Verilerin istatistiksel analizinde ANOVA ve Student's t-testi kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre GP/AH 26/MTA (+) olan grup en yüksek kırılma direncini gösterirken negatif kontrol grubunda en düşük kırılma direnci değerleri görülmüştür. En düşük kırılma direnci gösteren deney grubu FRC post/MTA (-) grubu olmuştur. İstatistiksel olarak anlamlı olmamakla birlikte, servikale yerleştirilen MTA tüm gruplarda kırılma direncini hafif derecede arttırmıştır. Bu bulgular ışığında, kanal tedavisinde kullanılan materyallerin genç daimi dişlerin kırılma direncini değiştirdiği sonucuna varılmıştır.