Serbest Doku Aktarımı ile Yapılan Baş ve Boyun Bölgesi Rekonstrüksiyonlarında Başarıya Etki Eden Faktörler


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Plastik,Rekonstrüktifve Estetik Cerrahi A.B.D., Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: GALİP GENCAY ÜSTÜN

Danışman: Hakan Uzun

Özet:

Serbest doku aktarımı ile baş ve boyun bölgesi rekonstrüksiyonlarında literatürde bildirilen yüksek başarı oranlarına rağmen, flep kaybı hala karşılaşılabilen bir sorundur. Flep kaybı oranını daha da düşürebilmek, başarısızlığa etki eden faktörlerin anlaşılması ile mümkün olabilecektir. Bu çalışma, baş ve boyun bölgesi rekonstrüksiyonlarında flep revizyonu ve sağ kalımını etkileyen faktörleri kapsamlı bir şekilde değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Çalışmaya, baş ve boyun bölgesinde doku defekti olan ve serbest flep kullanılarak rekonstrüksiyon yapılan hastalar dahil edildi. Hastaların yaşı, cinsiyeti, sigara içme durumu, eşlik eden hastalıkları, defektin yeri ve etiyolojisi, rekonstrüksiyonda kullanılan flep tipi, seçilen alıcı arter ve ven, revizyon gerekme durumu ve flep sağ kalımı ile ilgili veriler toplandı. Bu değişkenler ile hem flep başarısı hem de revizyon oranları arasındaki ilişki incelendi. Yaş, cinsiyet, flep tipi, sigara içme durumu, eşlik eden sistemik hastalıklar, alıcı arter/ven ve ven anastomozu sayısı gibi değişkenlerle arteriyel ve venöz anastomoz revizyon oranlarında veya flep sağ kalımında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar gözlenmemiştir. Yalnızca defekt etiyolojisine bağlı olarak arteriyel revizyon ve flep sağ kalımı oranının değiştiği gözlenmiştir. Malign etiyolojiye bağlı defektlerin rekonstrüksiyonunun daha yüksek başarı oranıyla gerçekleştirildiği görülmüştür. Baş ve boyun bölgesi rekonstrüksiyonlarında perforatör tabanlı fleplerin ve konvansiyonel fleplerin benzer başarı oranlarıyla kullanılabildiği görülmüştür. Çalışma yaş, diabetes mellitus, hipertansiyon ve tütün kullanımı gibi hasta özelliklerinin serbest doku transferi için kontrendikasyon olmadığını ortaya koymaktadır. Son olarak, baş ve boyun bölgesindeki alıcı damarların seçimde esnek olunabileceği ve alıcı damar seçiminin flep başarısını önemli ölçüde etkilemediği görülmüştür.