Huzurevi yaşlılarında farklı besin tüketim kayıtları ile dijital fotoğraflama yönteminin karşılaştırılması


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Beslenme ve Diyetetik A.B.D., Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2017

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: TUĞÇE ORKUN ERKILIÇ

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): NESLİŞAH RAKICIOĞLU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Besin tüketiminin dijital fotoğraflama yöntemiyle saptanması, dünyada yakın zamanda uygulanmaya başlanmış bir yöntemdir. Bu çalışmada yaşlıların besin tüketimlerinin günlük besin tüketim kaydı (BTK), 24 saatlik geriye dönük besin tüketim kaydı (GDBTK), besin tüketim sıklığı (BTS) ve dijital fotoğraflama (DF) yöntemi ile saptanması ve yaşlı için yöntemlerin uygunluk durumu değerlendirilmiştir. Bu amaçla Aralık 2015 – Nisan 2016 tarihleri arasında Ankara ili Seyranbağları Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürlüğü'nde kalmakta olan nörolojik veya psikiyatrik bir rahatsızlığı bulunmayan 52 (27 erkek, 25 kadın) huzurevi sakini araştırmaya dahil edilmiştir. Yaşlılara ilişkin genel özellikleri ve fiziksel aktivite durumlarını saptamak için anket uygulanmıştır. Beslenme durumlarını değerlendirmek amacıyla her katılımcıya Mini Nütrisyonel Değerlendirme anketi uygulanmış ve beslenme alışkanlıklarının saptanması için besin tüketim sıklığı kullanılmıştır. Her hafta ortalama 5 katılımcının besin kayıtları birbirini izleyen üç gün süre ile alınmıştır. Ayrıca, bu dönemde katılımcıların her öğünündeki yiyecek ve içeceklerin, tüketim öncesi ve sonrasında tabak artıklarının fotoğrafları çekilmiş ve tüketilen tüm besinlerin miktarları fotoğraf yardımı ile belirlenmiştir. Yaşlıların antropometrik ölçümleri (vücut ağırlığı, boy uzunluğu, kulaç uzunluğu, bel çevresi, kalça çevresi, üst orta kol çevresi, bilek çevresi, baldır çevresi, boyun çevresi) alınmış, beden kütle indeksi (BKI), bel çevresi/kalça çevresi, bel çevresi/boy uzunluğu oranları hesaplanmıştır. Çalışmanın sonunda yaşlıların enerji, protein, yağ ve karbonhidrat alım ortalamaları en büyükten en küçüğe doğru sıralandığında en yüksek ortalamalar her iki cinsiyette de BTK'dan elde edilirken bunu BTS'den elde edilen ortalamalar izlemekte olup en düşük ortalamalara sahip olan yöntem ise DF'dir. Erkek yaşlıların günlük enerji alımlarının ortalaması (±SD) BTK, DF ve BTS'na göre sırasıyla 3172,86±484,42 kkal, 2189,60±470,69 kkal ve 2758,26±817,70 kkal; kadın yaşlıların sırasıyla 3312,20±359,41kkal, 2191,73±401,36 kkal ve 2628,00±733,92 kkal'dir. Her iki cinsiyet için de enerji alımlarının yöntemler arasındaki farkları istatistiksel olarak anlamlıdır (p=0,000). Her iki cinsiyette de sodyum haricindeki diğer tüm besin ögelerinin en düşük alım miktarları DF yönteminde saptanmıştır (p<0.05). Tüketilen besin gruplarının çoğunluğunun (erkek yaşlılar için süt-yoğurt, peynir, kırmızı et, patates, meyveler, sıvı yağ ve şeker grubu; kadın yaşlılar için yumurta, kırmızı et, balık, et ürünleri, kurubaklagiller, ekmek, tahıllar, diğer sebzeler ve katı yağ grubu) ortalaması en yüksek BTS'da bulunmuş, daha sonra BTK, en düşük ortalamalar da DF yönteminde elde edilmiştir. Erkek yaşlıların günlük enerji harcamaları ile dijital fotoğraflama yönteminden elde edilen günlük enerji alımları arasında pozitif yönlü orta düzeyde doğrusal bir ilişki olduğu tespit edilmiştir (r=0,410, p=0,034). Bu çalışma çerçevesinde incelenen yaşlılara besin tüketimlerinin saptanması için uygulanan yöntemler hakkında yapılan anket sonuçlarına göre en az zaman alan (%92,3) ve uygulanabilirlik açısından kolay olan (%92,3) yöntemin dijital fotoğraflama yöntemi olduğu saptanmıştır. Sonuç olarak dijital fotoğraflama yöntemi huzurevi yaşlılarında besin tüketiminin değerlendirilmesinde eksiksiz besin tüketim kaydı yapılabilme olanağı sağlayan ve gelecek vaat eden bir yöntemdir. Ancak diğer yöntemlerde olduğu gibi dijital fotoğraflama yönteminin de çeşitli sınırlılıkları bulunmaktadır. Bu nedenle avantaj ve dezavantajlar göz önünde bulundurulduğunda, besin tüketimlerinin saptanmasında birden fazla yöntemin birlikte kullanılmasıyla yöntemlerin öngörülen sınırlılıklarının ve ortaya çıkabilecek hataların önüne geçilebileceği düşünülmektedir.