Profesyonel voleybolcularda serum 25(OH)D vitamini düzeyi ile beslenme durumu ve fiziksel performans ilişkisi


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Beslenme ve Diyetetik A.B.D., Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SERAP DEMİR

Danışman: Fatma Gülhan Samur

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu çalışmada, elit voleybolcularda serum 25(OH)D vitamini düzeyi ile diyetsel faktörler, vücut bileşimi, fiziksel performans, inflamatuvar/oksidatif stres belirteç düzeyi arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın ilk ölçümlerinde (sezon başı), Türkiye Voleybol Federasyonu'na kayıtlı, 18-36 yaş aralığındaki 47 sağlıklı elit erkek voleybolcu katılmış, ikinci ölçümlerde (sezon sonu) ise 37 sporcu ile çalışma tamamlanmıştır. Bireylerin antropometrik/performans/vücut bileşimi ölçümleri, rutin biyokimyasal ve idrar analizleri değerlendirilmiştir. Sporcuların serum 25(OH)D düzeyi ile Paratroid Hormon (PTH) ve kalsiyum düzeyleri, bazı inflamatuvar belirteç (serum C-reaktif protein (CRP), tümör nekröz faktör-α (TNF-α), Interlökin-6 (IL-6)) düzeyleri, oksidatif stres belirteçlerinden malondialdehit (MDA) ve total antioksidan kapasite (TAK) düzeylerine bakılmıştır. Besin tüketim durumunu değerlendirmek için sezon başı ve sonunda 3'er günlük besin tüketim kaydı alınmıştır. Bireylerin fiziksel aktivite durumlarının belirlenmesi için ise ilk ve son ölçümlerde 3 günlük (1-izin/1-tek/1-çift antrenman günü) 24 saatlik fiziksel aktivite kaydı yanı sıra SenseWear® Armband kayıtları alınmıştır. Bireylerin antropometrik ölçümleri (çevre ve deri kıvrım kalınlığı (DKK)) ve vücut bileşimi analizine (BİA) ek olarak, performans değişkenleri de (handgrip, 0-10/20m koşuları, dikey sıçrama, wingate testleri) de değerlendirilmiştir. Sporcuların büyük çoğunluğunun serum 25(OH)D vitamini seviyeleri her iki dönem için optimal seviyelerin altındayken (sezon başı/sonu: 22,6±8,4/17,5±4,5 IU/L); sezon başında "yetersizliği" görülen D vitaminin, sezon sonunda istatistiksel olarak anlamlı düzeyde düştüğü ve D vitamini "eksikliği" düzeylerinde olduğu belirlenmiştir. Sezon başında serum 25(OH)D düzeyi ile göğüs DKK (r=-0.427, p=0,003), kalça çevresi (r=-0.371, p=0,01), ÜOKÇ (r=-0.383, p=0,008) arasında negatif yönlü, bel/kalça oranı (r=0.300, p=0,04) arasında ise pozitif yönlü ilişki anlamlı iken; sezon sonunda serum 25(OH)D düzeyi ile ÜOKÇ (r=-0.385, p=0,019) arasında negatif yönlü ilişki anlamlıdır. Sezon başı/sonu için, serum 25(OH)D vitamini seviyeleri ile performans değişkenleri arasındaki ilişki anlamlı bulunmamıştır (p>0,05). Sporcuların sezon başına kıyasla sezon sonundaki ortalama günlük enerji, makro ve mikro besin ögesi alım düzeyleri farklı değilken (p>0,05); tüm besin ögelerini Türkiye'ye Özgü Beslenme Rehberi'nde önerilen alım düzeylerinde, bazı besin ögelerini (protein, A, E vitamini, niasin, B2, B6, B12, fosfor, demir, çinko) ise önerilenin üzerinde (>%133) aldıkları saptanmıştır. Sezon başında diyetle alınan toplam enerji (r=-.0.309, p=0,035), yağ (r=-0.292, p=0,047), TDYA (r=-0.346, p=0,017), ÇDYA (r=-0.305, p=0,037), n-6 yağ asidi (r=-0.306, p=0,036), n-6/n-3 oranı (r=-0.295, p=0,044), E vitamini (r=-0.347, p=0,017) ve sodyum (r=-0.292, p=0,046) miktarı ile serum 25(OH)D vitamini düzeyi arasındaki negatif yönlü ilişki; sezon sonunda retinol (r=0.353, p=0,032) ve n-6/n-3 oranı (r=0.361, p=0,028) arasında pozitif yönlü ilişki bulunmuştur (p<0,05). Sonuç olarak, serum 25(OH)D vitamini ile bazı diyetsel faktörler, vücut bileşimi, fiziksel performans, inflamatuvar/oksidatif stres düzeyleri arasında ilişki bulunmuştur. Bu multifaktöryel ilişkinin netlik kazanması için daha fazla sayıda araştırmaya ihtiyaç vardır.