A comparison of immediate effects of passive stretching exercises and manual therapy techniques for reducing stiffness on muscle and tendon unit of quadriceps femoris muscle
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Fizyoterapi ve Rehabilitasyon A.B.D., Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2014
Tezin Dili: İngilizce
Öğrenci: HARİS BEGOVİC
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): FİLİZ CAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:HARİS BEGOVİC, QUADRİCEPS KASININ SERTLİĞİNİ AZALTMADA KULLANILAN PASIF GERME VE MANUEL TEDAVI YÖNTEMLERİNİN KAS VE TENDON ÜZERİNE OLAN ETKİLERİNİN KARŞILAŞTIRILMASI, DOKTORA TEZİ, FİZİK TEDAVİ VE REHABİLİTASYON PROGRAMI, ANKARA, 2014. Germe egzersizleri ve manuel tedavi teknikleri, kas ve tendon sertliğini azaltmak için yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu tekniklerin kullanılmasıyla, kas dinamiklerini oluşturan uyarılma-kasılma çifti, elektromekanik gecikme, kas liflerinin vibrasyonu ve güç çıkışının değiştirilebileceği öne sürülmüştür. EMG ve EMG-Güç (EMG-Force) arasındaki zamansal gecikmeler, çeşitli tekniklerden sonraki kas dinamiklerinde ortaya çıkan değişiklikleri değerlendirmek için kullanılır. Bu çalışmanın amacı, manuel tedavi ve pasif germe sonrası Quadriceps kası ve Quadriceps tendonunun elektro-mekaniksel özelliğinde ortaya çıkacak akut değişiklikleri incelemektir. Yaşları 20-35 arasındaki toplam 56 sağlıklı birey, pasif germe, manuel tedavi, pasif germe+ manuel tedavi ve kontrol grubu olmak üzere 4 gruba ayrılmıştır. Uygulama gruplarındaki bireyler tek bir tedavi seansı almışlar ve seanstan hemen sonra değerlendirilmişlerdir. Kontrol grubundaki bireylere bir uygulama yapılmamıştır. 15°, 30° ve 45° olmak üzere 3 farklı diz fleksiyon açısında yapılan istemli izometrik kontraksiyonlar sırasında Quadriceps femoris kasının güç çıkışı(Force output) ve Elektromyografik(EMG) ve mekanomyografik (MMG) sinyalleri arasındaki gecikmeler, alt ekstremiteyi pozisyonlamak için özel olarak tasarlanmış bir cihaz ve bir amplikatörler vasıtasıyla eşzamanlı olarak ölçülmüştür. Sinyal kayıtları, Rectus Femoris (RF) ve Vastus Medialis (VM) kaslarından alınmıştır. Rectus femoris kası için EMG- MMG ve MMG-Force arasındaki zamansal gecikme, germe egzersizlerinden sonra ve 15° de artarken, EMG-Force (elektromekanik gecikme) arasındaki gecikme manuel tedaviden sonra 15° ile 30° diz fleksiyonunda artmıştır. Manuel tedavi + germe, 15° diz fleksiyonunda tüm sinyaller arasındaki (EMG-MMG-Force) zamansal gecikmeleri uzatırken, 30° ve 45°'lik diz fleksiyonlarında sadece EMG-MMG ve EMG-Force sinyallerindeki zamansal gecikmelerde artış olmuştur. VM kası için EMG-Force arasındaki zamansal gecikme, germe egzersizlerinden sonra 15° ve 45° diz fleksiyonunda artmıştır. Manuel tedavi uygulaması, EMG-Force arasındaki gecikmeyi, sadece 15° diz fleksiyonunda artırmıştır. Manual tedavi + germenin, 15° diz fleksiyonunda EMG, MMG and Force sinyalleri arasındaki zamansal gecikmeyi uzatırken, 30° diz fleksiyonunda sadece EMG-MMG arasındaki zamansal gecikmeyi uzatmıştır. Tüm uygulama grupları birbirleri ile karşılaştırıldığında, 15° diz fleksiyonunda, hem RF hem de VM kasları için manuel tedavi uygulamasının, manuel tedavi+ pasif germe uygulamasına göre daha etkili olduğu ortaya konulmuştur. 15° diz fleksiyonundaki güç yayılımı sırasında, RF kasının kas fibrili düzeyindeki sertliğini azaltmak için germenin daha etkili olduğu bulunurken, hem 15° hem de 30°'lik diz fleksiyonunda güç çıkışının yayılımına kadar EMG sinyalleri tarafından başlatılan tüm sürecin zamanını artırmak için manuel tedavinin daha yararlı etkilere sahip olduğu bulunmuştur. VM kası için hem germe hem de manuel tedavi, 15° lik diz fleksiyonunda EMG ve güç arasındaki tüm süreçlerdeki zamansal gecikmeyi artırmada etkili olmuştur. Manuel tedavi ve germe kombinasyonu, 15° diz fleksiyonunda güç çıkışı ile uyumlu olarak EMG sinyallerindeki tüm zamansal süreçlerin artış zamanını artırmıştır. Hem RF, hem de VM kası için EMG sinyalleri ve güç çıkışı arasında gecikme zamanındaki bu artış, 30° and 45°'lik diz fleksiyonunda dereceli olarak azalmaya başlamıştır.