Bal arısı (Apis mellifera L. ; Hymenoptera:Apidae) kolonilerindeki Varroa destructor (Acari: Varroidae) mücadelesinde ana arı kafesleme metodunun oksalik asit tedavisi üzerindeki etkisinin araştırılması


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Biyoloji A.B.D., Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2016

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: AZİZ KAŞOT

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): ASLI ÖZKIRIM

Özet:

Varroa destructor, Varroidae familyası içinde yer alan ve arıcılık sektöründe ciddi ekonomik kayıplara neden olan en tehlikeli arı parazitidir. Varroa mücadelesinde uygulanan kimyasal yöntemlerde yaşanan kalıntı ve direnç sorunlarından ötürü son yıllarda biyolojik uygulamalar da tercih edilmeye başlanmıştır.Bu tez çalışmasıyla biyolojik bir yöntem olarak bilinen Ana Arı Kafesleme metodunun oksalik asit mücadelesi üzerindeki etkilerinin araştırılması hedeflenmiştir.Çalışma kapsamında koloniler 3 farklı gruba ayrılmış ve gruplardan birine yalnızca oksalik asit verilirken diğer gruba ana arısı kafeslendikten sonra oksalik asit verilmiştir. Üçüncü gruba ise herhangi bir mücadele yöntemi uygulanmamıştır. Deney sürecinde ve sonrasında Varroa destructor düşüşleri gözlemlenmiş, bunun yanında kolonilerin genel durumları da incelenmiştir. Çalışma sonucunda ana arı kafesleme metodu uygulanmış kolonilerde ortalama Varroa destructor düşüşü, yani tedavinin başarısı %84.8 olurken, yalnızca oksalik asit uygulanan kolonilerde bu değer %78.8 de kalmıştır. Mücadele yapılmamış kolonilerdeki doğal Varroa destructor düşüşü %41.6 olarak belirlenmiştir. Ana arı kafesleme metodu, önceden de arıcılar arasında bilinen bir uygulama olmasına rağmen ilk kez bu çalışmayla bilimsel bir temele dayandırılmış olmaktadır. Metodun uygulamasına yönelik somut veriler elde edilerek, rakamsal karşılaştırmalar yapılmıştır. Buna ek olarak, uluslar arası literatürde yer alan çalışmaların hep ilkbahar mevsimine ait olması dikkat çekmekteyken, Türkiye'nin subtropik kuşakta yer alan bir ülke olması metodun ilk kez sonbahar verileriyle değerlendirilmesine olanak sağlamıştır.