Candida türlerinde biyofilm oluşumu ve antifungal duyarlılığa etkisi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Mikrobiyoloji A.B.D., Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2015

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: HACER ASLAN

Danışman: Dolunay Gülmez Kıvanç

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Candida türleri sağlıklı bireylerde mikrobiyota elemanı olabilen ve uygun koşullarda fırsatçı enfeksiyonlara yol açabilen mantarlardır. Biyofilm oluşturma yeteneği, özellikle biyomateryaller ile ilişkili enfeksiyonlarda önemli bir virülans faktörüdür. Biyofilm varlığında antifungal ilaç etkinliğinin bilinmesi, bu enfeksiyonların tedavisinde önemlidir. Bu çalışmada üriner sistem enfeksiyonu etkeni olan Candida’larda biyofilm yapabilme yeteneğinin, üriner kateteri olan ve olmayan hastalardan izole edilen suşlarda biyofilm özelliğindeki farkın ve biyofilm varlığında antifungal duyarlılıktaki değişimin araştırılması amaçlanmıştır. Çalışmaya Hacettepe Üniversitesi Hastaneleri Klinik Patoloji Laboratuvarı Mikoloji Birimi’nde tanımlanan, üriner kateteri olan ve olmayan 25’er hastanın idrar kültürlerinden elde edilen toplam 50 Candida izolatı alınmıştır. Biyofilm oluştuma yeteneği Kongo Kırmızısı agar ve mikroplakta XTT indirgenmesi yöntemiyle araştırılmıştır. Flukonazol ve amfoterisin B duyarlılıkları, planktonik hücrelerde Clinical and Laboratory Standards Institute (CLSI) önerilerine uygun olarak referans mikrodilüsyon; biyofilm varlığında ise XTT indirgenmesi yöntemi ile saptanmıştır. Kongo kırmızısı agar yöntemi ile suşların 12’sinde (%24), XTT indirgenmesi yöntemiyle ise tüm suşlarda biyofilm oluşumu gösterilmiştir. Hastada üriner kateter varlığı ile izolatın biyofilm özelliği arasında ilişki gözlenmemiştir. Tüm suşlar planktonik formda flukonazol ve amfoterisin B’ye duyarlı bulunmuştur. Biyofilm varlığında ise tümü flukonazole dirençli hale gelmiştir. Suşların hiç birinde test edilen en yüksek amfoterisin B dilüsyonu olan 8μg/ml ile %100 inhibisyon sağlanamamıştır. Değerlendirme %80 inhibisyona göre yapıldığında 14’ü (%28) direnç sınır değerinin altında kalmıştır.