SPACEBORNE REMOTE SENSING BASED CLIMATOLOGIES: SO2, NO2, AEROSOL & DESERT DUST


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, ÇEVRE MÜHENDİSLİĞİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: İngilizce

Öğrenci: SAİME YEŞER ASLANOĞLU

Danışman: Gülen Güllü

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Türkiye karmaşık bir coğrafyanın ortasında, Avrupa ve Asya arasında bir köprü oluşturmakta ve Afrika kıtasına komşu konumda bulunmaktadır. Bu kıtalararası geçiş nedeniyle ülkenin en büyük kısmını oluşturan Anadolu Yarımadası iklim değişikliğinden en çok etkilenen Doğu Akdeniz Havzası ve Orta Doğu topraklarına yayılmaktadır. Dahası komşu ülkeler de arazi yapısı, flora ve faunanın yanında sosyal, endüstriyel yönetimsel açıdan farklılaşmaktadırlar. Türkiye'nin bulunduğu bu eşşiz kesişim noktası kendi kurak alanlarının ve ormansızlaşmanın, şehirleşmenin, fosil yakıtlı santrallerin ve endüstrileşmenin yanısıra orta ve uzun mesafeli doğal ve antropojenik kirlilik taşınımına maruz kalmaktadır. Tüm bu etmenlere ek olarak Anadolu Yarımadası tozlu kuşağın neredeyse tam ortasında ve Dünya'nın en büyük iki çöl alanı olan Kuzey Afrika ve Orta Doğu toz alanlarına komşudur. Orta kuşak batılıları ve yerel hakim rüzgarlar nedeniyle Orta Doğu ve Africa çölleri kaynaklı mineral aerosolllere, bir diğer değişle çöl tozu adveksiyonuna maruz kalmaktadır. Bu durum hava kalitesi ve bağlantılı olarak toplum sağlığı üzerinde büyük bir yük oluşturnaktadır. Türkiye, Uluslarası anlaşmalarla gelen ve bağlantılı olarak yerel mevzuatlara işlenen çevresel ve hava kalitesi yükümlülüklerini yerine getirmek zoorundadır. Bu nedenle climatoloji ve emisyon envanteri çalışmalarına ihtiyaç duyulmaktadır. Hava kalitesi ve klimatoloji çalışmaları son 50 yıl içinde uzaktan algılama teknolojisinin de gelişmesiyle birlikte özellikle iz gaz ve aerosol ölçümleri açısından farklı bir noktaya evrilmiştir. İhtiyaç duyulan her noktada ölçüm gerçekleştirmek hem zaman alıcı ve pahalı hem de ölçüm belirsizliklerine açıktır. O nedenle bu çalışmanın amacı uzaydan uzaktan algılama gücünü de kullanarak Türkiye için SO2, NO2 ve çöl tozu klimatolojileri oluşturmaktır. 13 yıllık iz gaz klimatolojileri sonuçlarına göre Türkiye'de, bölgesel olarak ve Dünya çapında istatistiksel açıdan anlamlı trendler ve yoğun bölgeler belirlenmiştir. Gelişmiş üklelerle aynı eğilimle Türkiye NO2 ve 1 km SO2 emisyonları açısından Dünya ortalamalarının (0.721 and 151.085 SO2 × 1015 mol/cm2) altında kalmaktadır. Fakat artış eğilimi bu denli hızlı olmaya devam ederse emisyon değerleri Dünya ortalamalarının üzerine çıkacaktır. Yıllık ortalamaların yanısıra soğuk aylardaki yoğun hava koşulları nedeniyle emisyon değerlerinde yoğun artışlar gözlenmektedir. Ayrıca bu durum 2.5 km and 6 km gibi üst katmanları da belirgin olarak etkilemektedir. 9 yıllık toz klimatolojisi sonuçlarına bakıldığında ise Doğu Akdeniz Havzasında batıdan doğuya toz yoğunluğunun arttığı görülmektedir. Özellikle Mayıs, Haziran ve Temmuz ayları toz taşın yüüksekliği, periyodu ve kütlesi açısından tüm bölgedeki en aktif aylardır. Türkiye'nin doğu kesimindeki yükselti toz taşınımına doğal bir bariyer oluşturarak Kafkaslar'a geçişini engellemektedir. Bu durum Katabatik rüzgarlar nedeniyle dağların güney yamaçlarında daha çok birikime ve hava kalitesinde azalmaya eden olmaktadır. Ege Denizi'nde etkili olan Lodos taşınımına rağmen, Akdeniz Anadolu ve Sahra arasında doğal bir tampon görevi yapmaktadır. Bu nedenle çöl bölgesiyle direkt teması olan doğu bölgeler en çok maruziyet altında kalan alanlardır.