The use of myth, the supernatural and the gothic in John Keats's poetry
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İngiliz Dili ve Edebiyatı A.B.D., Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2013
Tezin Dili: İngilizce
Öğrenci: DENİZ KIRPIKLI
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): HANDE SEBER
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:On sekizinci yüzyılın sonlarında İngiltere'de yaşanan değişimlerin sonucunda Romantizm yeni bir edebiyat akımı olarak ortaya çıkmıştır. Dönemin devrimci etkileri altında, Romantik şairler doğadan ilham almış ve akıl yerine içgüdülerin rehberliğine inanmışlardır. İkinci kuşak Romantik şairlerden olan John Keats bu yeni akımın özellikle estetik yönleriyle ilgilenmiştir. Keats'in eserlerindeki başlıca odak noktası, gerçekle bir tuttuğu güzelliğe ulaşmak için daimi bir arayıştır. Hayal gücünün önemi ve gerçekliğine inanan bir şair olarak Keats, gerçeğin algısında aklın hakimiyetini kabul etmez. Aklın tek başına yeterli olmadığı gerçeği kavrama sürecinde onun gizemli yönlerini öne çıkarmak için alternatif bir dünya sunar.Bu tezin amacı Keats'in şiirlerinde mitoloji, doğaüstü ve gotik ögelerin kullanımını incelemektir. Bu ögeler, şairin güzellik ve gerçeğin çeşitli yönlerini göstermek için yarattığı diyarları oluşturan temel unsurlardır. Ayrıca, Keats'in şairin rolü, şiirin işlevi ve ?kendi benliğini yadsıma yeteneği? kavramı hakkındaki görüşlerini konu ettiği mektupları da eserlerdeki bazı unsurları açıklamak için önemli detaylar içermektedir. Çalışmanın birinci bölümünde Endymion, Hyperion, The Fall of Hyperion isimli eserlerle, ?Great Odes? diye adlandırılan kısa şiirler Keats'in mitolojik ögeleri kendine özgü bir tarzla nasıl kullandığını yansıtmak amacıyla incelenmektedir. İkinci bölümde ele alınan Isabella, The Eve of Saint Agnes, Lamia, ve ?La Belle Dane Sans Merci? adlı eserler ise şairin gotik ve doğaüstü ögeleri nasıl yorumladığını örneklemek açısından önemlidir. Aynı zamanda, tüm bu eserler Keats'in hayattaki zıt değerleri şiirlerinde uzlaştırma gayretini ve bunu yaparken de bir şair olarak yaşadığı gelişimi ortaya koymaktadır.Bu çalışmanın sonucunda Keats'in hayal gücüyle şekillenen unsurlardan yararlanarakşiir sanatında ölümsüzlüğe ulaşan, güzelliklerle bezeli diyarlar yarattığı görülmektedir. İncelenen eserlerde şair mit, doğaüstü ve gotik ögeler kullanarak içinde yaşadığı dünyadaki kısıtlamaların ötesinde, gerçeğe eşdeğer gördüğü güzelliğe ulaşır.Anahtar Kelimeler:John Keats, Romantizm, mit, doğaüstü, gotik, hayal gücü, güzellik, kendi benliğini yadsıma yeteneği