Diyetle fitokimyasal alımının obezite ile ilişkili parametrelere etkisi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hacettepe Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Beslenme ve Diyetetik A.B.D., Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2018

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Büşra Turan Demirci

Danışman: Zehra Büyüktuncer Demirel

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Son dönemde besinlerde doğal olarak bulunan biyoaktif fitokimyasalların obezitenin önlenmesi ve tedavisindeki potansiyel etkileri dikkat çekmektedir. Bu çalışma, diyetle toplam fitokimyasal alımının saptanmasına yönelik geliştirilen "Fitokimyasal İndeks" (PI) kullanılarak, fitokimyasal alımının obezite ile ilişkili parametrelere etkisini incelemek amacıyla planlanmıştır. Çalışmaya 18-50 yaş arası 300 birey (138 kadın, 162 erkek) dahil edilmiş; katılımcılar Beden Kütle İndeksi (BKİ) değerlerine göre, kontrol (BKİ: 18,50-24,99 kg/m2 olanlar) ve çalışma (BKİ: ≥25,00 kg/m2 olanlar) gruplarına ayrılmıştır. Bireylerin genel özellikleri, beslenme alışkanlıkları, sigara ve alkol kullanma durumları ile fiziksel aktivite düzeyleri kaydedilmiştir. Beslenme durumunu değerlendirmek ve PI puanını hesaplamak amacıyla, 24-saatlik geriye dönük besin tüketim kaydı alınmıştır. Diyet PI puanı, fitokimyasallar yönünden zengin besinlerden gelen enerjinin günlük enerji alımındaki yüzdesi olarak hesaplanmıştır. Antropometrik ölçümler araştırmacı tarafından alınmış, biyokimyasal analizler için açlık ve tokluk kan örnekleri toplanmıştır. Toplanan örneklerde serum açlık ve postprandiyal glukoz ve insülin, serum total kolesterol, HDL kolesterol, LDL kolesterol, VLDL kolesterol, trigliserit, 25(OH)D vitamini, adiponektin ve toplam antiosidan kapasite düzeyleri analiz edilmiştir. Ayrıca bireylerin sistolik ve diyastolik kan basınçları ölçülmüş ve HOMA-IR değerleri hesaplanmıştır. Katılımcıların BKİ değerleri ortalaması kadınlarda çalışma grubunda 28,6 kg/m2, kontrol grubunda 22,7 kg/m2 (p 0,05). Diyet PI puanı ile açlık ve postprandiyal glukoz ve insülin, serum 25(OH)D vitamini, serum adiponektin, serum toplam antiosidan kapasite düzeyleri ve sistolik ve diyastolik kan basıncı değerleri arasında ilişki bulunmamıştır (her biri için p>0,05). Bu çalışmada, diyet PI değerindeki artışın obezite ile ilişkili antropometrik ölçümler ve biyokimyasal parametreler üzerinde olumlu etkisi olduğu hipotezi desteklenmemiştir. Diyetle fitokimyasal alımının arttırılması obezitenin önlenmesi ve tedavisinde uygun bir strateji olarak görülmesine karşın, diyetle fitokimyasal alımının değerlendirilmesinde zorluklar yaşanmaktadır. Bu doğrultuda, diyetle fitokimyasal alımının değerlendirilmesinde kullanılacak hassas, pratik ve geçerli araçların geliştirilmesi önem taşımaktadır. Bu nedenle, hem PI yönteminin kullanıldığı hem de yeni araçların geliştirildiği yeni çalışmalarla bu alandaki gereksinim karşılanmalıdır.